Eğlence

Black Mirror 2. Sezon (İnceleme)

2013’ün  Ocak ayında yayınlanan Black Mirror’un ikinci sezonu ilk sezonu gibi üç bölümden oluşuyor. Yine farklı karakterlerle farklı konuları, ancak ortak paydası olan ”hızlı ve sağlıksız teknolojik, sosyolojik gelişmelerin sonuçları” konusundan uzak kalmamak şartıyla işleyen dizi, yeni sezonun daha ilk bölümünden kendine tekrar bağlamayı başarıyor.

1.Bölüm – Be Right Back:

Başından sonuna kadar, özellikle bazı diyaloglarda ve sessiz anlarda her havası vermiş bir bölüm. Ölen eşinin arkasından tuttuğu yasla başa çıkma konusunda zorluklar çeken bir kadını konu ediniyor.  durum olarak zorluğu bir yana, getirdikleriyle yüzleşmek de zor. Dizinin her bölümü, teknolojik bakımdan gelişmiş bir çağda hayal edildiği için, bunun için dahi bir çözüm yolu mevcut. Kocasını kaybeden kadın, bir tanıdığının yönlendirmesiyle kocasına ait her türlü anıyı, bilgiyi sanal bir ortama aktarıyor ve o ortam bu bilgileri işleyip, ölen kocayı taklit ediyor, yani bir nevi yerine geçiyor. Daha sonra bunu daha ileri boyuta taşıyıp, bir makine-insan karışımı robot satın alıyor, gene bu ortamdaki veriler ışığında. Bu robot da ölen kocasına benziyor. Hatta %70’e  kadar neredeyse gerçek bir insan taklidi yapıp, kendisini insan yerine koydurtabiliyor. Kadının içsel buhranlarıyla, bu teknolojik gelişimin gerçeğin yerini tutamayacağını işaret eden de bir bölümdü aynı zamanda.Acının gerçekliğinin hiçbir zaman kaybolmayacağını, teknolojinin bazı şeyleri hiçbir zaman dolduramayacağını özetleyen çok hoş bir bölümdü

2. Bölüm – White Bear:

Enfes bir seyir tecrübesi yaşatan bu bölüm adalet kavramı farklı boyutlara taşınmış bir toplumda suç işlemek gibi bir gaflete düşen bir kadının, gerçekten nasıl adlandırılacağı konusunda fikir sahibi olmadığımız bir çileli ceza çekişini aktarıyor. Fakat bölüm, bunun tersi bir imaj verircesine başlıyor. Suçu işleyen kişi mağdur konumunda ve kimse ona yardım etmiyor, aksine acı çektiriyor.

Bölümde nişanlısı ile birlikte küçük bir kız çocuğunu öldürürken kameraya alan bir kadını, bu suçun ızdırabını sürekli şekilde çekmesini sağlayacak bir yöntem bulan bir topluluk görünüyor.

Bir gün kadın uyanıyor, elleri bağlı, yerde intihar etmek için kullandığı (öyle düşünmesi isenen) haplar, televizyon ve açık televizyondaki bir simge ve baş ağrısı ile uynaıyor. Evin içinde nişanlısı öldürürken kendisinin kameraya aldığı kıza dair fotoğraf var ve bu fotoğraftaki kızı kendi kızı sanıyor. Ben kimim? diyor, çünkü hiçbir şey hatırlamıyor ve sokağa atıyor kendini. İnsanlar kadını sürekli telefonla ya da kamerayla çekiyor ama asla konuşmuyorlar. Kadın daha kim olduğunu, nerede olduğunu ve insanların neden garip davrandığını anlayamadan bir adam kadını öldürmek için geliyor. Ona yardım etmek isteyen bir kız çıkıyor, kız ”White Bear”(beyaz ayı) parkına gidip vericiyi kapatırsak insanların bu sorununu çözeriz ve kurtuluruz.’’ diyor oraya gidiyorlar.

Oraya gidip sokağa çıktığında kadını öldürmek isteyen adam ve kadın (kızı öldürülen karı koca) geliyor ve orada bitiyor, herkes alkışlıyor sahne açılıyor. Sonra bunu neden yaptıklarını kadına videoyla anlatıyorlar bu kadına;  ‘’Sen katilin nişanlısısın, videoya çektin olanları. suçlusun sen.’’ diyorlar. sonra yine ellerini ayaklarını bağlayıp bir eve götürüyorlar ve o gün olan her şeyi teknolojinin de yardımıyla unutturuyorlar. Ertesi gün aynısı tekrarlanıyor.

Suç ve Ceza arasında olması gereken ölçüyü istemsizce düşündüren, fakat bir anlığına da olsa bazı suçların bu tür bir cezayı hak ettiğini düşündüren, ”seyirci kalmak” kalıbını tekrar sorgulatan bir bölümdü.

3. Bölüm – The Waldo Moment:

Black Mirror’un bir nebze sönük bir bölümü olduğunu, hatta bu bölüme kadar geçen sürede bulunan en sönük bölüm olduğunu bile  söyleyebiliriz. Zira bölüm, izleyiş bakımından yer yer ‘’bitse de gitsek’’ moduna evrildi.

Kurgusal bir karakter olan ‘’Waldo’’ nun toplumsal yapılanmada, hatta siyasi alanda zamanla nasıl yer edindiğini,hayali bir karakterin dahi insanlar tarafından sosyal medyadan sokağa kadar sempatik bir pazarlama tekniğiyle ne denli sevileceğini ne denli kolay benimsenebileceğini ve arkasında bile durulacağını göstermiş esasen malzeme bakımından çok şey içeriyor iken biraz ıskalamış bir bölüm.

 

Etiket

Kozmos

Dedirten Editörü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close