Eğlence

Black Mirror 3. Sezon (İnceleme)

İlk bölümü 21 Ekim 2016’da yayınlanan Black Mirror’un 3. sezonu 6 bölümden oluşuyor. Yine Black Mirror tarzında her bölümün oyuncu kadrosu, konusu ve yönetmeni farklı.  Hal böyle olunca sezon sezon incelemek yerine bölüm bölüm incelemek daha sağlıklı oluyor.

1.Bölüm – Nosedive:

Bir Black Mirror geleneği diyebileceğimiz bir şey olan ‘’şapkayı önüne alıp düşünme’’ olayını bu bölümde de sonuna kadar yaşıyoruz. Instagram’da, Facebook’da veya bilumum sosyal medya araçlarında kişilerin birbirine verdiği ‘statü puanı’ denilebilecek bir puan sayesinde gündelik hayat içerisinde çeşitli ayrıcalıkları tattığınızı, hatta özgürlük gibi bazı temel ihtiyaçlarınızı bile karşılamanızın bu ‘sanal puan’a bağlı olduğunu ve bu puanı başkalarının size verdiğini düşünün. Şüphesiz ki bu puanı alabilmek için bir tür ‘’maske’’ takmanız gerekir. Zira herkesle anlaşabilmeniz çok zor. Ancak öyle ki, bir kişinin bile düşük puan vermesi puanınızı düşüreceğinden o çok istediğiniz arabayı almanız hayal olarak kalabilir.

Lacie isimli kahramanımız, hayalini kurduğu evi çevresinde yüksek puan sahibi insanlar olan eski ve sevmediği bir arkadaşı sayesinde alabilmek için arkadaşının düğününe katılma kararı alır. Bunu yapmak çok içinden geçmese de, o evi alabilmek için büyük bir fırsattır. Fakat evdeki hesabın çarşıya uymaması, yolda başına gelenler, gerçek arkadaş veya dost bildiği insanların esasen öyle olmadığını ve başkalarının kendisi hakkındaki fikirlerin ne kadar yanıltıcı olabileceğini, çok öneminin olmadığını fark etmesi, yakınlarından görmediği sıcaklığı tanımadığı ama puanı düşük olan bir başkasından görmesi ona gerçekten önemli olan şeyin puan ya da elektronik bir ekrandaki rakamların değil, samimiyetin önemli olduğunu gösterir. Ayrıca son sahnedeki diyalog da, bölümü sevdiren detaylardan.

2. Bölüm – Playtest:

Sezonun ikinci bölümünde başına buyruk ve marjinal takılan, özgür ruhlu bir karakter gibi görünen fakat aslında alzheimer hastası babasını kaybeden Cooper’ın annesinin de öyle olması ihtimalinden korkarak annesinden uzaklaşması, bir geziye çıkması, sonunda yolunun Londra’ya düşmesi ve bir ara parasız kalmasıyla, para sıkıntısını çözebileceği bir iş teklifini değerlendirmesini konu ediniyor.

Bu iş teklifi, biraz sıra dışı aslında. Çünkü işin kendisi bir denek olmak. Bir oyun şirketi için oyun içi oyuncu hislerini gözlemlemek ve buna göre hal almak amacıyla kendisine para teklif edilen Cooper, bunu değerlendirmek ister. Rüya içinde rüya içinde rüya içinde rüya minvalinde bir tür ‘gerçeklik’ yaratılır ve oyuncu, yani Cooper oyun içinde doğal tepkilerini verir.  Ancak olayların alacağı boyutu sadece Cooper tahmin edemez. Bilinçaltı köhne bir bodrum katına benzeyen Cooper, korkularının esiri olduğunu çok geç fark eder…

3. Bölüm – Shut up and Dance:

Distopya denmeyecek düzeyde bir Black Mirror bölümü olan Shut up and Dance’de her dönem herkesin başına gelebilecek esasen kimseye o kadar da uzak olmayan bir durum işaret ediliyor.

Bu bölümde hayatının en güzel yıllarında olan Kenny isimli karakterimiz, evinde bilgisayar karşısında çocuk pornosu izlerken bilgisayarının kamerası aracılığıyla birileri tarafından kayda alınmıştır. Kaydı alanlar bu durumu Kenny’e karşı ‘’İstediğimizi yap yoksa internete düşersin.’’ gibi bir tehditle kullanmaya başlar.

‘’Şu saatte şu yere git, şu kişiyle buluş paketi ver, fotoğrafını çek bize gönder.’’ gibi komutlarla ona istediğini yaptırırlar. İşin kötü tarafı bu durumda olan sadece Kenny değil ve istedikleri şeyler de ‘’Şuraya git, şununla konuş’’ gibi şeylerle sınırlı kalmaz. Banka soydurmaya kadar varıyor durum.

Hikayenin bir noktasında Hector ile yolu kesişen Kenny, evliliği tehlikede olan Hector ile birlikte son iş olan banka soygununa girişir.

Bölümde dikkat etmemiz istenen nokta, bilginin ne kadar değerli olduğunu ve yanlış ellerde ne kadar tehlikeli hale gelebileceği ve çok hızlı bir şekilde saniyeler içinde hayatın ne denli değişebileceğidir. Kişisel ve gizli bilgilerin sahibini ne denli zor duruma sokabileceği, sahibini adeta köle yerine koyabileceği kavramlar olduğunu anlatan ve ders niteliğinde mesajlarla dolu bir bölümdü.

4. Bölüm – San Junipero:

Birbiriyle bir barda tanışan Yorkie ve Kelly isminde orta yaşlarında iki güzel kadının hikayesinin anlatıldığı bu bölüm, diğer Black Mirror bölümlerinden farklı olarak güzel denilebilecek bir sonla bitti. Distopik olaylara, zamanlara ve sonlara alışmamızın aslında yanlış olduğunu da görebiliyoruz bir bakıma.

San Junipero, ölüm döşeğinde olan kişilere ve yaşlılara yapay bir ölümsüzlük, adeta bir cennet olağanı sunulan yerin adıdır. Ölmek üzere olan kişiler, günün belli saatleri arasında orada sanal bir gerçeklik içinde yaşar. Vefat ettikleri vakit ise, bilinçleriyle orada genç, sağlıklı bir şekilde sonsuza kadar yaşarlar burada.

Yorkie isimli karakterimiz, 20’li yaşlarının ortasında iken ailesinin lezbiyen olduğunu öğrendiğinde bir trafik kazası yapar ve o günden beri felçli bir şekilde yaşar. Diğer başkahraman olan Kelly, kızını ve eşini kaybetmiş ve uzun bir süredir huzur evinde kalmaktadır. San Junipero’da karşılaşan bu ikilinin hikayesi gerçeğe yansır, hatta evlenirler. San Junipero, Black Mirror’un sonu güzel biten belki tek bölümü diye düşündürürken, sonsuz huzuru vaat ederken, ‘sonsuz sıkıcılığı da mı içeriyor’ diye işkillendiren bir bölümdü.

5. Bölüm – Men Against Fire:

Bulunduğu zamana ve mekana dair bilgi vermeden başlayan bölümde, Devlet ve ordu tarafından böcek diye tanımlanan insanlığın geleceği için tehdit oluşturduğu düşünülen, canavarımsı varlıklarla olan mücadeleyi erkek bir askerin gözünden aktaran bu bölümde, böcek diye adlandırılan kişiler, esasen iq seviyesi olarak düşük veya istenmeyen bir seviyede olan, hastalık riski yüksek ve diğer bilumum potansiyel sorunlara sahip kişilerdir.

Ordu mensubu kişilere, askerlere verilen bir kask sayesinde ‘arttırılmış gerçeklik’ ile donanmış askerler, aslında normal insan olan ancak ‘böcek’ diye tabir edilen ve  kasklarıyla onları bir tür canavarmış gibi gösteren sistemle yatıp sistemle kalkarlar. Gerçekten ne için kimle ve ne şartlarda savaştığını bilmeyen milyonlarca asker düşünün. Şimdi şu an, bütün Dünya’ nın %30 veya %40’ ına varan sayıda insanının geri kalan insanlar tarafından insan olarak değil de, bir tür virüs olarak görülmeye başlandığını ve yok edilmesi gerektiğini düşündüğünü düşünün.

Bölüm aslında Black Mirror’un en sağlam bölümlerinden biri. İzlenilebilirlik açısından da, hikayenin derinliği açısından da ahım şahım sıkıntılar bulunmuyor. Aksine hikayede işaret edilen bazı noktaların ne denli acıklı ve derin olduğu fark edilince, tekrar izleme isteği bile doğuyor.

6. Bölüm – Hated The Nation:

İnsanların oturduğu yerden hayatında hiç görmediği insanları ne kadar kolayca karalayabildiğini, onunla alay edip aşağılayabildiğini biliyoruz. Çeşitli sosyal medya araçlarında her gün birileri, birilerini karalıyor, küfürler ediyor, aşağılıyor. Ancak bir de her gün tanımadığı insanları aşağılayan bu insanların,  öldürme gibi bir güce sahip olduğunu düşünün, hem de hiçbir şey yapmadan, oturdukları yerde. Çılgınca gelecektir kulağa, öyle çünkü. Ölmesini istenilen kişiyi ismiyle hashtag ile birlikte yazıp yayınlamanız yeterli. En çok oyu olan nefret sahibi kişi ölüyor. Bunların da bölümün içinde adeta küçük bir başka bölüm konusuymuş gibi aktaran arılar ile yapıldığını düşünün.

Arı nesli tükendiği için devlet yardımıyla bir teknoloji devi şirket tarafından milyonlarca yapay arı üretilmiştir. Eko-sistemde arıların önemini anlatmaya gerek yok zaten. Bu sebeple böyle bir işe giren devlet ve devasa şirket, bu durumun getirisi olacak potansiyel tehlikeleri göz ardı etmiştir ama.

Bu yapay arıların sahip olduğu potansiyel tehlikeyi lehine çevirmek isteyen bir  kişi tarafından sistem ele geçirilir ve Twitter aracılığıyla da hızlı bir şekilde toplumsal bir sarsıntı yaratır.

Sezonun son bölümü kitlelerin ne denli kolay bir şekilde galeyana gelebileceği ve tehlikeli olabileceği konusundan gelişen teknolojiye hazır olmayan toplumlarda ciddi tehlike anlarında yaşanacak olası sonuçları Black Mirror tarzında sarsıcı bir üslupla ortaya koyuyor.

Etiket

Kozmos

Dedirten Editörü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close