Bilim

Sigarayı Bırakmak – Allen Carr Yöntemi

Bir tiryakiyseniz veya sigarayı bırakmak isteyen bir bağımlı iseniz, bu yazıyı okumaya başlamadan önce bir sigara yakın. Rahatlayın, çünkü yazıyı okuduğunuz sürede rahat değilseniz, keyifsiz olacağınız gibi okuduğunuzu da anlamayacaksınız. Mümkünse yalnız okuyun, telefonunuzu sessize alın. Açık bir zihinle okuduğunuzdan emin olunca okumaya başlayın.

Sigarayı bırakmak, nefes almak kadar kolaydır esasen. Sigarayı bırakmayı zormuş gibi gösteren, öyleymiş gibi düşündüren şey basitçe, yanlış yöntemi seçmiş olmaktır. Doğru yönlendirme ve yöntem sayesinde sigaradan kurtulup özgür biri olmak gerçekten kolay.

Allen Carr yöntemi sayesinde, sigarayı bırakan milyonlarca insan var. Her gün onlarca tiryaki,  bu yöntemle tanışıp sigarayı hayatından sonsuza dek çıkartıyor. Peki nasıl oluyor?

Bir sigara tiryakisini düşünelim. Ona ”Sigara içmek seni öldürür, 55. yaşını görmeden ölürsün, ciğerlerin kömür oluyor.”  dendiğinde, yapacağı ilk iş bir sigara yakmak olacaktır. Çünkü bu gerçekle yüzleşmek onu strese yöneltir doğal olarak. O yüzden, bir tiryakiyi gereksiz şekilde korkutarak sigarayı bıraktırabileceğinizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Üstelik onun zekasına da hakaret etmiş oluyorsunuz. Çünkü o zaten sigaranın zararlarının farkında.

Bu, bir mahkuma nutuk çekmek gibi bir şey. Ona doğru yolu, doğru üslupla göstermek yerine, kendi öznel düşüncelerini söylemek gibidir. Hiçbir yararı olmadığı gibi, zararı vardır.

Sigara tiryakileri sigarayı bırakması gerektiğini  bilir, nefesinin ve elbiselerinin koktuğunu, yıkanıp çıktıktan sonra sarıldığı bornozun ve üstüne giydiği kıyafetlerin bile koktuğunu bilir. Dünyanın en pahalı parfümünü de sıksa 2 saat sonra sadece sigara kokacağını bilir. Parmaklarının ve dişlerinin sararacağını, üstelik bunun için para verdiğini de bilir. Ancak yine de içmeye devam ederler, sigarasız yaşamayacaklarını düşünürler.

Peki öyleyse, sigarayı bırakmayı zorlaştıran kendimiz olabilir miyiz? Kesinlikle öyle. Sigarayı bırakmanın zor, hatta imkansız olduğuna kendimizi inandırmış haldeyiz. Gerçekten neden sigara içtiğimizi anlamadan bırakmaya çalışarak gerçekleşmiş sayısız başarısız deneme, ne kadar kararlı olursak olalım, bir şeylerin yanlış olduğunu gösteriyor.

Neden sigara içeriz? Gelin bunu farklı insanlar cevap vermiş gibi soralım;

  • Sertap: Konsantre olmama yardımcı oluyor.
  • Mustafa: Sigara içmediğimde gergin oluyorum.
  • Burak: Stresle başa çıkmama yardım oluyor.
  • Cengiz: Kokusunu seviyorum.
  • Deniz: Yemeklerden sonra, kahve ile birlikte içince güzel hissettiriyor.
  • Elif: Bilmiyorum.
  • Mehmet: El alışkanlığı.
  • Hüseyin: Dumanı içime çekmek hoşuma gidiyor.
  • Ömer: Çekici ve hoş bir şey.

Şimdi şunu düşünelim, sigara içmenin bu kadar çok artısı varsa, içenler niye bırakmak istiyor?

  • Sertap: Öksürüyor ve aksırıyorum.
  • Mustafa: Saçlarım ve elbiselerim kokuyor.
  • Burak: Çok masraflı.
  • Cengiz: Pis bir şey.
  • Deniz: Hayatımı kontrol ediyor.
  • Elif: Nefesim kokuyor.
  • Mehmet: Uyuşuk yapıyor beni.
  • Hüseyin: Kötü örnek oluyorum.
  • Ömer: Parmaklarım ve dişlerim sararıyor.

Bu kadar da eksisi varsa ve bırakmak istiyorsak, neden hala sigara içiyoruz? Ya da bırakamıyoruz?

Çünkü bunlar bırakmanızı gerektiren nedenler, siz bırakmanızı gerektiren nedenlerden değil, bırakmamanızı gerektirdiğini düşündüğünüz nedenlerden ötürü sigara içiyorsunuz. Sigara hayatınızı kontrol ediyor gibi düşünüyorsunuz. İçme nedenlerinin, daha doğrusu bırakmama için bulunan bahanelerin birer yanılsama oldugu anlaşıldığında, sigarayı bırakmak da kolaylayaşacak.

Şunu unutmayalım, sigara içmek bir tercih ya da seçim değildir, bir bağımlılıktır. Şuna cevap verelim;

Sigaraya başlamayı ne zaman seçtiniz? Devam etmeyi de seçtiniz mi? Ya da şöyle soralım;

Elleriniz titreyip başınız sigarasızlıktan ağrıdığında sigara içmeyi tercih mi edersiniz, yoksa o an içmeniz bir mecburiyet midir?

Sigara içenlerin büyük kısmı ‘içmiyor olmayı tercih ederdim’ der, yani sigara içmek, kendi seçimleri değildir. Sigara içmek seçme özgürlüğünü elinizden alır. Evet, sigara içmenin seçim olduğu zamanlar da oldu, mesela ilk sigaranız gibi. Ancak ilk sigaradan sonra içilen bütün sigaralar seçim dışıdır.

Sigarayı neden hala içiyorsunuz ve neden bırakamıyorsunuz sorusuna hızlıca geri dönelim.

Sigara içenler, sigaraya yükledikleri anlamlar sebebince sigarayı bırakmak istemiyor ya da sigaranın zararlarını farklı bahanelerle göz ardı ediyor. Bazı avantajları bile vardır belki;

  • Sertap: Konsantre olmama yardımcı oluyor.
  • Mustafa: Sigara içmediğimde gergin oluyorum.

Konsantre olmak ve gergin olmak iki zıt şeydir. Hangi mucizevi ürün, yarım saat önce yaptıgının tersini yarım saat sonra yapabilir ki?

  •  Cengiz: ‘’Kokusunu seviyorum.’’

Öyleyse, neden sigara kokulu parfümler almıyoruz? Evimize, arabamıza veya elbiselerimize sıkmıyoruz? Sigara aromalı diş macunları neden yok o halde?

Görüldüğü üzere bu da bir yanılgıdır. Sigaranın kokusu berbattır. Hatta bir tiryaki, başka bir tiryakinin sigarasının kokusundan hoşlanmaz ve başkası da onun kokusundan hoşlanmaz. Esasen kimse kimsenin sigara kokusundan hoşlanmasa da, herkes kendi kokusunu ‘ne hikmetse’ sever.

Bir diğer bırakmama bahanesi de sigaranın sosyalleştirdiğidir.

Kapalı alanlarda sigara içemediğinizden dolayı, ya da arkadaşlarınız rahatsız olduğundan dolayı dışarı çıkıp belki de yağmur altında zorlanarak kaç kere sigara yakmaya çalıştığınızı ve ıslana ıslana, hızlıca sigaranızı içip içeri girmeye çalıştığınızı hatırlayın. Sosyalleştiğinizden emin misiniz?

Bir diğer sebep, sigaranın çekici ve hoş bir şey olduğu.

Bir kişinin sigara ile daha güzel olduğu anlamına mı geliyor bu? Elinde veya dudaklarında durması, o kişiyi biraz daha fazla mı çekici yapıyor? Günümüzde artık sigara olgusu demode ve itici olarak görünüyor. Günümüzde eskiye oranla sinema sektöründe rol alan kişilerin kaçının sigara içiyor olduğuna bir bakın.

Diğer bir sebep olarak el alışkanlığı gösteriliyor.

Öyleyse niye yakıyorsunuz ki? Sağlığınıza hiç zarar vermeden, üstelik paranızı da kurtararak sigarayı yakmadan sadece elinizde tutabilirsiniz.

Bunlar esasen sigara içmek için neden değil, sigarayı bırakmamak için mazeretlerdir.

Sigarayı bırakınca bir dostu, bir arkadaşı bırakacağınızı düşünüyorsunuz. Sigaranın bir destek olduğuna inanıyorsunuz. Sigarayı bırakmayı denediğinizde ise başaramayacağınızı, mutsuz olacağınızı biliyorsunuz. O yüzden korkuyorsunuz. Bunların sebebi, sigara neredeyse kendinizi bildiğinizden beri bilinçaltı pazarlama teknikleri ile yıllardır, rahatlatan, mutluluk veren, stresten uzaklaştıran bir ürünmüşçesine gözlerimizin önünde olması. Öyle bir şeymiş gibi gösterilmesi. Televizyonda, sinemada, gazetelerde, radyoda, hemen her yerde.

Neredeyse kendimizi bildiğimizden beri, hayatın zorlukları ve stresleri karşısında sigaranın eşi benzeri olmayan bir dost, bir destek olduğuna inandırılıyoruz. Bilinçaltımız, pazarlama teknikleri ve toplumsal imaj sahibi kişilerin de yardımıyla, kontrol ediliyor.

Sigarayı bırakmakla bırakmamak arasında iki zıt şey yatar. Bir tanesi, sigarayı bırakırsam zorluklarla nasıl baş edeceğim nasıl dikkatimi toplayacağım ve o dostu kaybedeceğim korkusu, diğer tarafta ise, pis, iğrenç olan bir şeyin yani sigaranın maddi ve manevi sömürüsü altında olma korkusu.

Aslında bu iki korkunun da sebebi çok basit bir şekilde ‘sigara içmek’ tir. Sigara içmeyenler bu korkuları yaşamaz, özgür olmanın en büyük kazanımlarından biri de bu bitmeyen savaşı kazanmış olmaktır. Çünkü onlar için ortada bir savaş yoktur.

Sigara içme nedenlerinin hepsinin bir yanılsama, yanılgı olduğu anlaşıldığında, nikotin tuzağı da anlaşılır. Ne nikotin sakızlarına, nikotin bantlarına, elektronik sigaralara, ne de meditasyonlara gerek vardır aslında. Sadece mantıklı bir şekilde düşünmek, hayatınızı kurtaracak. Sigara içmeyince moraliniz bozulmayacağı gibi, aksine daha da sosyalleşecek, hayatı daha derinlemesine ve tadını çıkartarak yaşayacaksınız.

Sigarayı iradeleriyle bırakmayı deneyenler, yaşadıkları sıkıntıyı ‘krize girmek’ sanır. Ama bu fiziksel değil zihinseldir.

Sigara genelde suçlanmaz, kişi farkında olmadan da olsa, sigarayı suçlamayı reddeder, ona ait suçlar başka bir şeye atfedilir. Mesela, sigara öldürür düşüncesini ‘’bir kaza sonucu da ölebilirim’’ diyerek geçiştirir. Ama kimse bilerek bir arabanın önüne atlamaz ya da ‘’Egzoz dumanları da kanser ediyor’’ der, ancak kimse bir egzoz borusuna ağzını dayamaz.

Fiziksel zararlarının yanı sıra, sigara içmek psikolojik olarak da etkiler. Öz saygıyı yok eder. Kontrolün sizde değil de, sigarada olduğunu düşünürsünüz. Ki bu doğrudur.

Sigara sizi kontrol eder. Sigarayı içmeme düşüncesi bile tedirgin eder. Derin ve güzel bir uykunun ardından bile uyuşukluk hissedilir sigara yüzünden. Çünkü gece boyu sigara içilmemiştir.

Sigara yakınca alınan keyif, sahip olmak istenen rahatlık ve tatmin, sigara içmeyen birinde zaten vardır. Sigarasızlığın yol açtığı keyifsizliği sigara içerek apsorbe ettiğiniz yanılgısıyla yaşıyorsunuz. Oysa sadece keyifsizliğin miktarını azaltıyorsunuz, keyfiniz artmıyor, keyfiniz aslında tam olarak yerine gelmiyor ve bu durum sonsuz bir kısır döngüde.

Allen Carr yöntemi, daha elinizdeki sigarayı  söndürmeden sigaraya olan bakışınızı ve algınızı değiştirir. Doğrusunu gösterir. Asla ve asla unutulmaması gereken bir şey var;

‘’Sigarayı bırakmakla vazgeçeceğiniz hiçbir şey yok.’’

Kaybedeceğiniz bir dost, destek, rahatlama yok. Çünkü onlar hiç olmadı, hepsi birer yanılgıydı.

Sigarayı bırakma sürecinde asla sigarayı bırakma kararınızı sorgulamayın. Asla bu hataya düşmeyin, çünkü bunu yapmak sürecin zormuş gibi görünmesine sebebiyet verir. Sigara içen insanlara özenmeyin, onlara acıyın hatta. Çünkü onlar size özeniyor, bunun tadını çıkartın.

Peki gerçekten, neden bu kadar zararı varken sigara içeriz, bırakırken zorlanırız ve içmeye devam ederiz?

Bir sigara tiryakisi, sigarayı sigaraya başlamadan önceki hayatında sahip olduğu huzura sigara içerek, içmeye devam ederek tekrar sahip olacağını düşündüğü için içer. Yani sigara içmeyen bir insanın zaten sahip olduğu huzura sahip olmak için, sigaranın yarattığı huzursuzluğu anlamadan, bu huzursuzluğu, huzursuzluk sebebi olan sigarayla giderdiğini düşünür. Bırakma kararını da, gerçekten niye sigara kullandığını kendine sormadan, cevap vermeden aldığı için, aldığı karar sağlam olmadığından dolayı 4-5 gün veya 4-5 ay sonra sigara içme düşüncesini kafasından tamamen çıkartamadığı için bozmak zorunda kalacak.

Sahip olmak istenen o huzura ulaşmanızı engelleyen tek şey, yakılacak bir sonraki sigaradır işte.

Sigarayı bırakma olayına, bir fedakarlık gibi bakmamalısınız. Sigaradan kalan boşluğa, sakızı, yemeği ya da, başka bir şeyi koymayın. Gripten kurtulunca yerine koyulacak başka bir hastalık arar mısınız mesela?

Sigara, sağlık, enerji, para, huzur, öz saygı, güven ve özgürlükten ödün verdirir. O yüzden bırakma kararınıza hüzünle değil, tam tersi şevk ve hırs ile yaklaşın. Yıllardır ağzınızdaki bir diş çürüğünü dilinizle oradan çıkardığınızı düşünün. Bir arınma, özüne dönme olarak bakın bu işe.

Artık bazı şeylerin farkındasınız. Şimdi bir sigara yakın, bu son sigaranız olsun. Bundan sonra hiçbir tütün ürünü veya sigara kullanmayacağınıza dair yemin edin. Önünüzdeki ilk hafta ve haftalarda bazı zamanlar nikotin krizi yaşayabilirsiniz. O anlarda kendinize şunu sorun;

‘’Tekrar sigara içen birisi olmak istiyor muyum?‘’

Son olarak bu süreci (zaten kolay ama) daha da kolaylaştıracak basit önerilerde bulunalım;

  • Çevrenizdeki bütün sigara, çakmak, kibrit ve kül tablalarını uzaklaştırın.
  • Mümkünse iki günde bir yürüyüşe çıkın, sıvı tüketimini arttırın. Hareket etmek kötü bir şey olmasa gerek.
  • Sigara bırakma kararınızın ne kadar muhteşem bir şey olduğunu düşünün ve bu kararın tadını çıkartın, önünüzde koca bir hayat var.

Yardımcı kaynaklar;

Etiket

Kozmos

Dedirten Editörü

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Close