#1
[Resim: 576-17052033416.jpeg]

Bir bilim kurgu filmi olan Dark City, 1998 yılında yayınlanmış. Alex Proyas yönetmenliğinde çekilen filmin başrollerinde Rufus Sewell, Kiefer Shutherland ve Jennifer Connelly bulunuyor.

John Murdoch isimli bir adam, bir gece aniden alnında akan kanla içi su dolu bir küvette uyanıyor. Hafızasını toparlayamamakla birlikte neler olduğunu daha çözemezken bulunduğu odaya bir telefon geliyor. Telefondaki kişi kendisinin doktor olduğunu, üzerinde yapılan bir deney sonucu John’un hafızasını kaybettiğini ve birilerinin onun peşinde olduğunu söylüyor. Biraz etrafına bakınca odada bir kadın cesedi olduğunu görüyor ve direkt bulunduğu daireden çıkıyor. Tam çıkarken onu arayan garip giyimli adamlar, yani ‘’Yabancılar’’ (The Strangers), geliyor ve John bu adamlardan kurtulmak için şehrin karanlık sokaklarına dalıyor.  

[Resim: 576-17052033509.jpeg]

John, peşinde sadece Yabancılar’ın değil, polisin olduğunu da fark ediyor. Cinayet suçundan dolayı aranmakta. Fakat cinayet işlemediğine dair hiçbir şey hatırlamıyor ve kendisinin işlemediğinden emin. Ayrıca zaman geçtikçe kendisinin bazı özel yetenekleri olduğunu keşfediyor. Hafızasında hatırladığı parça parça anılarla bu garip olayı çözmeye ve gerçeği bulmaya çalışıyor, yani ‘’kim’’ olduğunu.

John, Yabancılar’ın yeraltında yaşayan uzaylıya benzeyen garip canlılar olduğunu öğreniyor. Zamanı durdurma, fiziki yapıları değiştirme ve insan zihnine müdahale edebilme gibi özellikleri olan bu Yabancılar, olayları ve insanları istedikleri şekilde yönlendirebiliyorlar. Tek amaçları insanların ruhunu anlamaya çalışmak... Çünkü kendilerinin soyu tükenmekte ve tek umutları insanlar. Bu yüzden Karanlık Şehir’i kurmuşlar ve şehirdeki herkes onların bir deneği. Hafızalarını karıştırıp uygun olanları eşleştirerek onları, yani ‘’insanları’’ eşsiz kılan şeyi tahmin etmeye çalışıyorlar. Ve içlerinden biri yani John, bir şekilde deney yaptıkları diğer insanlardan farklı ve Yabancılar’ı alt etmede kararlı. 

[Resim: 576-17052033600.jpeg] 
Filmi izleyenler için şöyle bir spoiler kısmı bırakıyorum. Çok inceleme tarzında olmasa da bazı hoşuma giden ve üzerinden anlatmak istediğim detaylardan bahsettim. 

[Resim: 576-17052033453.jpeg]

Aslında gizemli güçleri teknolojileri var ama buna karşın şehir 1950’lerden kalmış gibi.  

[Resim: 576-17052033544.jpeg] 

Yaşadıkları yerin görünümü bu şekilde. Düz bir zemin. Ayrıca filmde Dünya’ya ne olduğunu merak ediyorum. Doktor, John ve Dedektif’e nehirde giderlerken ‘’Bizi alıp buraya getirdiler’’ demişti. Dedektif nereden diye sorunca da ‘’Hatırlayamıyorum’’ cevabını vermişti. Sonrasında da hiç bahsedilmedi yani Dünya yok mu oldu, başka bir yerde mi, insanların tamamı yaşamını yitirdi sadece burdakiler mi kaldı belli değil. Kafamda soru işareti bıraktı. 

[Resim: 576-17052033615.jpeg]

Yabancılar’ın aralarında tek bir çocuk olması da dikkat çekici. Aynı Fringe’deki mağarada bulunan ama aslında bir Observer olan çocuk gibi.  Ama korkutucu bir çocuk. Onun sahnelerini izlerken korku filmi izliyormuş gibiydim. 

[Resim: 576-17052033647.png] 

Bildiğiniz gibi John filmin başından beri anılarında gördüğü Shell Beach’e gitmek istiyor fakat oraya nasıl gidildiğini kime sorsa ‘’hatırlamıyorum’’ cevabı alıyor. Bir şekilde bulup Dr. Daniel Schreber’e söyletip Shell Beac’e gidiyor. Karakterimiz Shell Beach’e ulaştığını sanıyor ama aslında duvara yapıştırılmış bir kağıttan başka bir şey değil. Sonra duvarı delmeye başlıyorlar ve işte... sonsuz karanlık boşluk. 

[Resim: 576-17052033722.png] 

Okyanusa ve Shell Beach’e bu kadar düşkün olan karakterimiz Yabancılar’ı yenip gücü eline alınca tabii ki yaptığı ilk iş  bir okyanus oluyor.

[Resim: 576-17052033820.jpeg] 

Ve sonrasında da şehri karanlıktan ve kasvetten kurtaracak olan şey, güneş ışığı. Her şey normal bir dünya yaratmak için...

[Resim: 576-17052033836.jpeg] 

Ve en sevdiğim sahne... Sonunun böyle olmayacağından çok korkmuştum. Ayrıca sahne o kadar parlak o kadar ışıltılıydı ki, haftalardır eve kapanmış olduğum için kendim dışarı çıkmış kadar sevindim bu sahneyi görünce. Kendimle bağdaştırmadım değil😄

[Resim: 576-17052033631.jpeg]

İsminin hakkını veren bir film çünkü cidden karanlık. Koyu ve kasvetli sahneler ağırlıkta, tam da olması gerektiği gibi! Çünkü bu filmde güneş hiç doğmuyor. 

Filmde kullanılan efektlerin ve animasyonların iyi olduğunu söyleyemeyeceğim ama tabii ki bu eski bir yapım olmasından kaynaklanıyor.  

Alıntı:Önce karanlık vardı. Sonra ‘’Yabancılar’’ geldiler...

Filmin, insanlara aslında kim olduklarını sorgulatan bir tarafı var. Yaşadığımız hayatı sorgulatıyor ve aslında ‘’kim’’ olduğumuzu, benliğimizi. Yani aslında aralara bazı repliklerle birlikte felsefik düşünceler de eklenmiş. 

[Resim: 576-17052033705.jpeg] 

Film aslında izleyenleri ikiye bölmüş durumda. En çok Matrix filmiyle benzetilip esinlendi/esinlenmedi gibi tartışmaların olduğunu gördüm. Resmen kavga içindeler. Bir taraf diyor ki ‘’Bu film Matrix’ten bir sene sonra çıkmış ve Matrix filminin ilham kaynağı olmuş.’’ diğer taraf ise ‘’Hayır, Matrix bir Japon hikayesinden uyarlanmış ve senaryosu 1994 yılında yazılmış, dolayısıyla fikrin bu filmden çıkması imkansız.’’

Bunların yanı sıra filmin Inception, Fringe, Westworld, Truman Show gibi yapımlarla da benzerlik içerdiğini farkettim ben. Özellikle John’un peşinde ‘’Yabancılar’’ı üstlerindeki paltolarıyla, kel olmalarıyla, bembeyaz tenleriyle ve fötr şapkalarıyla Fringe’deki Observer’lara çok benzettim. Hatta konuşma şekilleri bile tıpatıp aynı. Ben kim kimden esinlendi çok fazla ilgilenmiyorum ama fakat eğer esinlenildiyse de böyle detayları görmek benim hoşuma gidiyor. Ayrıca bu kadar gölgede kalmış ve benzerleri gibi duyulmamış bu film başka yapımlara esin kaynağı olduysa, bence o kadar düşük bir film değildir diye düşünüyorum, hakkı olanı alamamış sadece. 

Oldukça ilginç bir senaryosu olan bir film, ve bence izlemesi eğlenceliydi. John ve Yabancılar arasındaki kovalamaca, sürekli olayı çözmeye çalışmak ve sonunda ne olacak diye merak duygusuyla birlikte güzel bir hal aldı. Tabii işin içinde gerçeküstü olaylar olunca, film daha bir acayipleşiyor. Eğer Inception tarzı filmleri seviyorsanız kesinlikle izlemeniz gerekir diye düşünüyorum.



[Resim: 576-17052033742.jpeg] 
süm ve 6 diğer kişi beğendi
#2
bilim-kurgunun taşlarını zorlayan, fantastik bir film. açıkcası bilimkurgu ve fantastik alemine bu film ile başlangıç yapmıştım. her ne kadar çoğu kişi 'Avatar' ya da 'Matrix' ile girse de, ben bu filmin yarattığı sonsuz boşluğu gibi başka filmlerde göremedim. sıra dışı bir kurguya sahip olması fantastik eserlerin olmazsa olmazıdır. gelgelelim filmin tamamen 'karanlık' ve iç burkan bir teması söz konusuydu. R
harika yazım için teşekkürler...
Nilay ve 3 diğer kişi beğendi
#3
Gerçekten mükemmel bir film herkese tavsiye ediyorumm
gamzebaytur beğendi

Yorum Yazmak İçin


Ücretsiz Kaydol veya Giriş Yap

Dizi ve Filmler ile ilgili konulara dahil olmak için hemen üye olabilirsiniz veya üye olduysanız giriş yapabilirsiniz.



Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Görüntülenme Cevap Son Cevap
Thor: The Dark World gogolunpaltosu 270 1 07.03.2020, Saat: 11:48
Son Cevap: peace