#1
Alıntı:‘'And never have I felt so deeply at one and the same time so detached from myself and so present in the world.’’ 
“Ve hayatımda aynı anda hiç böylesine kendimden kopmuş ve bir o kadar da kendimde hissetmemiştim.” 
Albert Camus


[Resim: 576-10052044039.jpeg]

Ölen bir okul düşünün... Öğrencileri ve öğretmenleri yüzünden yok olmayla yüz yüze bir okul. Öğrencilerinin öğretmenlere küfürler ettiği, hakaret ettiği, eşyalarını fırlattığı hatta şiddet uyguladığı... Kendi hayatlarında da sorunları olan hayvanlara bile zarar veren şiddete meyilli öğrenciler... Yaptıkları şeyler öğretmenlerin psikolojilerini bozacak seviyeye gelmiş. Öğretmenler de kendi hayatlarından ve öğrencilerden dolayı bezmiş, çöküşteler. Hepsi birinin bir şey yapmasını bekliyor. Sorumluluk alıp durumu düzeltmesini. İşte bu noktada, okula Henry Barthes adında bir öğretmen atanıyor.

Geçici olarak göreve başlayan ve yedek öğretmen olarak atanan Henry Barthes’in diğer öğretmenlerden farklı bir yanı var. Öğrencilerini anlıyor, dinliyor ve destek olmaya çalışıyor. Kendisi daha küçük yaştayken annesinin intihar edişinden dolayı yaşadığı travmayı atlatamamış, ailesinden kalan tek kişi hastanedeki alzhemier dedesi. Hayata dair biraz karamsar ve umutsuz. Öğrencilerin de büyük bir karamsarlığın içinde olduğunu, içine kapanık ve hayattan kopmuş olduğunu fark ediyor. Kendi gibi umutsuz olduğu öğrencileri görünce, onlardan biri olduğunu hissettirip hayata döndürmeye çalışıyor. 

Alıntı:‘’Gençlerimize rehberlik ederek onları umutsuzluğa kapılmaktan, kendilerini değersiz hissetmekten, yanlış yola sapmaktan koruma gibi bir sorumluluğumuz var.’’
''We have such a responsibility to guide our young so that they don't end up falling apart, falling by the wayside, becoming insignificant.''


[Resim: 576-10052044107.jpeg]

Ağır, sert ve yoğun bir film. Dram içerikli ve aslında karakterlerin kullandığı cümleler çok şey ifade ediyor. Tüm bunların yanı sıra önemli bir konuya da değiniyor; sistem eleştirisi. Görmezden gelinen ne çok şey olduğunu vurguluyor. Gençleri önemsiyormuş gibi görünüp aslında kimsenin umrunda olmadığı, ne istediklerini ve en önemlisi hayalleri karşısında nasıl tavır takındıkları gözler önünde. Bununla birlikte varoluşsal kaygıyı da işliyor. Yaşamanın anlamsız, boşuna olduğunu ve değersiz hissedilmenin acısını izliyoruz. Görünmeyen, bu hayatta bir hiç olduğunu düşünen insanların nasıl bir bir gittiğini...

Alıntı:‘’Some of us believe that we can make difference, and then sometimes we wake up, and ve realize we failed.’’ 
‘’Bazılarımız bir farkındalık yaratabileceğimize inanırız, bazen uyanır, ve bunu başaramadığımızı fark ederiz.’’

[Resim: 576-10052044141.jpeg]

Filmde oldukça etkileyici diyaloglar mevcut. İzlerken çoğunu not aldığımı belirteyim. Özellikle Henry’nin öğrencilerine karşı davranışı ve söylediği cümleler beni kendine hayran etti.  

Sanırım Adrien Brody’i ilk defa çekici buldum bu filmiyle. Ayrıca Christina Hendricks’in gençliğini izlemek güzeldi. Gençken çok daha güzel bir kadınmış.

Varoluşsal sancı gibi bunaltıcı bir konuyu başarıyla ve akıcı olarak aktardıklarını söyleyebilirim. Duygusal anlamda yorucu ve düşünmeye sevk eden bir dram filmi. İzlerken kendi hayatınızdan ve toplumumuzdan bir şeyler bulacaksınız, çünkü bu filmde de herkes kör ve sağır.

Alıntı:''Umursamaz olmak kolaydır, bir şeyi önemsemekse cesaret ve ahlak ister.''
''It is so easy to be careless, it takes courage and character to care.''

[Resim: 576-10052044203.jpeg]  
Medet.63 ve 4 diğer kişi beğendi
#2
filmin harika bir izdüşümü olmuş, ellerine sağlık!
ayrıca yazdığın cümle bütün filmi özetlemiş:
"aslında karakterlerin kullandığı cümleler çok şey ifade ediyor."

çoğu yerde rast geleceğiniz fakat pek çıkarım yapmakta zorlanan kimseler tarafından anlaşılmayacak bir film. Adrien Brody'nin devasa oyunculuğuna The Jacket'dan sonra yeniden hayran kaldığım bir filmdi. mutlaka izleyin, izlettirin.

"çünkü bu filmde de herkes kör ve sağır."
bu cümleye şapka çıkarılır.
admin ve 1 diğer kişi beğendi
#3
Ben ki dram, acı, gözyaşına aşık ben bunu ve The Jacket'ı nasıl izlemedim diyerek kafamı duvarlara vuruyorum şuan. Muazzam bir anlatım olmuş bu arada gerçekten.
gogolunpaltosu ve 1 diğer kişi beğendi
#4
Aklıma nedense Hichki filmi geldi konuları çok fazla benziyor anladığım kadarıyla, bu ayrıntılı inceleme için de çok teşekkürler 🌼
gamzebaytur ve 1 diğer kişi beğendi
#5
Bu filmi izlemedim ama Adrien Brody nin Piyanist filmindeki performansı benim için efsaneydi.
İlk o filmde izlemiştim zaten sonradan Pariste Gece Yarısı ve Deney filmlerini izledim.
Ayrıca yukarıda bahsettiğin bu yönetmenin American History X (Geçmişin Gölgesinde) filmini izlemenizi öneririm.
Filmde zenciler tarafından öldürülen babasının intikamını almayan çalışan bir Nazi gencinin hikayesi anlatılıyor.
Yani yönetmenin bu filminde de Irkçılık üzerinde durarak bu konudaki haksızlıkları eleştirmiş.
süm ve 1 diğer kişi beğendi

Yorum Yazmak İçin


Ücretsiz Kaydol veya Giriş Yap

Dizi ve Filmler ile ilgili konulara dahil olmak için hemen üye olabilirsiniz veya üye olduysanız giriş yapabilirsiniz.



Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Görüntülenme Cevap Son Cevap
We Need to Talk About Kevin (2011) admin 209 1 25.04.2020, Saat: 19:49
Son Cevap: gamzebaytur