#1
Jack London - Vahşetin Çağrısı 

Yayınevi: Can Yayınları 
Tür: Dram
Dizi: Klasikler
Sayfa sayısı: 119
İçerik: Evcil bir köpek olan Buck bir vakit kaçırılarak kuzeyin soğuk ülkelerinde kızak çeker hâle gelir. Bu vakit atalarının içinde yaşadığı vahşilik açığa çıkar.


 Buck, varlıklı bir ailenin evcil olmaya çalışan köpeğidir. Haraketlerini, geniş ve ağır cüssesi ile türünün hatrı sayılır bir biçimde taşıyan köpek olmasına karşın, uysal ve söz dinler bir tavra sahiptir.
Kuzey ülkelerinde altın arayışı için insanlar akın akın bu ülkelere göç etmeye ve hayallerini gerçekleştirmek, bu varlığın kaynağına erişmek için seyahatlere başlarlar. Dondurucu soğuğun hâkim olacağı bu bitki örtüsünün getirisi olarak kızak köpeklerine başvurmak zorunda olacak olan altın arayışçıları için yetişmiş ve iriyarı köpekler gerekmektedir. Bu vesile ile Buck 'ı kaçırıp satmak üzere bir hırsız köpeği yakalar ve Perrault isimli kızakçıya satar. Daha önce hiçbir şekilde bu kadar işkence görmemiş olan Buck sopa ile terbiye edilir. Sopanın ne demek olduğunu anlayacak kadar öğrenir. Perrault adlı bu adamın ekibinde birçok köpek ile ilişki kuran Buck, Splitz adında kızak lider köpeği ile sürekli kavga eder. Zira Buck, her ne kadar bunun için eğitilmeye yeni başlamış olsa da lider olmak ve güçlü, heybetli atalarının örneğini göstermek zorunda hisseder kendini.
Sürekli vahşi doğadan yeni şeyler öğrenen bu köpek hayatın ve doğanın ahengine uyum sağlamaktan başka bir yol düşünemez. Atalarının içinde, genlerinde barındığı çağrıya uyan Buck ilerleyen vakitlerde merhametin bile ne demek olduğunu unutan bir köpek hâline gelecektir.

Alıntı:Merhamet yanlış anlaşılır, korku sanılırdı ve böyle bir yanlış anlama ise ölüm demekti. Ya öleceksin, ya öldüreceksin. Ya yiyeceksin, ya yenileceksin. (Sayfa 75)

Beyaz Diş kitabından sonra Jack London'ın bu eserine bu kadar geç rastlamanın verdiği pişmanlığı sarfınazar edersem harika bir maceranın getirisi oldu kendi adıma. Okurken tüylerim diken diken olurken Buck'ın bir köpekten öte insanmış gibi yaşayan ve hayatını sürdüren hikâyesini yazar öyle güzel ve latif bir şekilde ele alıyor ki, ister istemez empati kurmaya başlıyor ve sürekli bu köpeği düşündüklerini düşünüyorsunuz.
Maceradan maceraya, diyarlardan başka diyarlara akıp giden bu köpeğin hikâyesinde başka köpeklere rast geliyor, onlara da ısınıyoruz. Buck'ın vahşileşme süreci hiç tahmin edemeyeceğimiz kadar hüzün verici, doğası hiç tahmin edemeyeceğimiz kadar bize ve ona yakın.
ayseabaci ve 6 diğer kişi beğendi
#2
Kitaplığımda duruyor daha elim gitmedi. Anlatım tarzı biraz değişik diye kafam rahatken okumak için rafa kaldırdıydım. Tehlikeli Oyunlar bitsin bir bakayım
gogolunpaltosu ve 3 diğer kişi beğendi
#3
(22.04.2020, Saat: 02:54)gogolunpaltosu Adlı Kullanıcıdan Alıntı: Jack London - Vahşetin Çağrısı 

Yayınevi: Can Yayınları 
Tür: Dram
Dizi: Klasikler
Sayfa sayısı: 119
İçerik: Evcil bir köpek olan Buck bir vakit kaçırılarak kuzeyin soğuk ülkelerinde kızak çeker hâle gelir. Bu vakit atalarının içinde yaşadığı vahşilik açığa çıkar.


 Buck, varlıklı bir ailenin evcil olmaya çalışan köpeğidir. Haraketlerini, geniş ve ağır cüssesi ile türünün hatrı sayılır bir biçimde taşıyan köpek olmasına karşın, uysal ve söz dinler bir tavra sahiptir.
Kuzey ülkelerinde altın arayışı için insanlar akın akın bu ülkelere göç etmeye ve hayallerini gerçekleştirmek, bu varlığın kaynağına erişmek için seyahatlere başlarlar. Dondurucu soğuğun hâkim olacağı bu bitki örtüsünün getirisi olarak kızak köpeklerine başvurmak zorunda olacak olan altın arayışçıları için yetişmiş ve iriyarı köpekler gerekmektedir. Bu vesile ile Buck 'ı kaçırıp satmak üzere bir hırsız köpeği yakalar ve Perrault isimli kızakçıya satar. Daha önce hiçbir şekilde bu kadar işkence görmemiş olan Buck sopa ile terbiye edilir. Sopanın ne demek olduğunu anlayacak kadar öğrenir. Perrault adlı bu adamın ekibinde birçok köpek ile ilişki kuran Buck, Splitz adında kızak lider köpeği ile sürekli kavga eder. Zira Buck, her ne kadar bunun için eğitilmeye yeni başlamış olsa da lider olmak ve güçlü, heybetli atalarının örneğini göstermek zorunda hisseder kendini.
Sürekli vahşi doğadan yeni şeyler öğrenen bu köpek hayatın ve doğanın ahengine uyum sağlamaktan başka bir yol düşünemez. Atalarının içinde, genlerinde barındığı çağrıya uyan Buck ilerleyen vakitlerde merhametin bile ne demek olduğunu unutan bir köpek hâline gelecektir.


Beyaz Diş kitabından sonra Jack London'ın bu eserine bu kadar geç rastlamanın verdiği pişmanlığı sarfınazar edersem harika bir maceranın getirisi oldu kendi adıma. Okurken tüylerim diken diken olurken Buck'ın bir köpekten öte insanmış gibi yaşayan ve hayatını sürdüren hikâyesini yazar öyle güzel ve latif bir şekilde ele alıyor ki, ister istemez empati kurmaya başlıyor ve sürekli bu köpeği düşündüklerini düşünüyorsunuz.
Maceradan maceraya, diyarlardan başka diyarlara akıp giden bu köpeğin hikâyesinde başka köpeklere rast geliyor, onlara da ısınıyoruz. Buck'ın vahşileşme süreci hiç tahmin edemeyeceğimiz kadar hüzün verici, doğası hiç tahmin edemeyeceğimiz kadar bize ve ona yakın.

[Resim: 420Int.jpg]
Kitap görünümü. 

Merak ettim bunu, bir ara okurum diye düşünüyorum, teşekkürler!
hashasin ve 3 diğer kişi beğendi
#4
Beyaz diş'i okumustum ama bu kitaba coook geç rastladım. Beyaz Diş o kadar güzeldi ki belki de onun önüne geçmesini istemedim. Ama pismanim, daha erken rastlasacaktik Gülümseme
Harika bir kitap. Anlatım olarak biraz zorlayabilir ama gerçekten saran ve sizi duygu yoğunluğuyla başbaşa bırakan bir eser.
Buck sizi gerçekten üzüyor hikayesiyle. Kitabı okurken hep boğazım düğümlendi.
İnanılmaz güzel bir kitap. Lütfen şans verin ve bir an önce okuyun.
gamzebaytur ve 4 diğer kişi beğendi
#5
Jack London un Beyaz Diş Bir Kuzey Macerası ve Vahşetin çağrısı kitaplarını okudum hepside çok güzel özellikle Beyaz dışı okumanızı öneririm.
admin beğendi

Yorum Yazmak İçin


Ücretsiz Kaydol veya Giriş Yap

Dizi ve Filmler ile ilgili konulara dahil olmak için hemen üye olabilirsiniz veya üye olduysanız giriş yapabilirsiniz.