Yazar: admin  •  Dün, Saat: 21:24  •   - Yorumlar (6)
   

» Çekiliş Bilgisi
Bir önceki çekilişimize yoğun katılım üzerine aynı hediyeler ile tekrar etmeye karar verdik!

» Çekiliş Hediyeleri
  1. Xiaomi Mi Band 5 Akıllı Bileklik
  2. Xiaomi Redmi Airdots S BT Kulaklık
  3. Harry Potter - Kitap Serisi

» Çekiliş Şartları
  1. Bu konuya yorum atmalısınız (katıldım yazabilirsiniz)
  2. Bir ay içerisinde sitede farklı konulara en az 10 yorum yapmalısınız
  3. Yapılan her 10 yorum +1 çekiliş hakkı olacaktır

» Çekiliş Kuralları
  • Çekilişe katılım bir ay sürecektir
  • Bu süre içerisinde en az 10 yorum yapmanız gerekiyor
  • Yaptığınız her 10 yorum +1 katılım hakkı olacaktır
  • Rastgele harflerden oluşan, konuyla alakasız yorumlarınız silinebilir
  • Kazanan bir kişi olacak ve üç hediyeden birini seçebilecek
Devamını Göster KONUYA GİT

Yazar: unbalanced  •  Dün, Saat: 17:57  •   - Yorum Yok
Forum: Drama
[Resim: RAINMAN-OCG.jpg]


Rain Man (Yağmur Adam) En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Orijinal Senaryo dallarında Oscar Ödülü kazanan Yağmur Adam ın yönetmenliğini Barry Levinson yapıyor. Başrollerde Tom Cruise ve Dustin Hoffman yer alıyor.




Los Angeles'ta yaşayan ve bir ithal araba satıcısı olan Charlie (Tom Cruise), başkalarının düşüncelerine saygı duymayan bencil, üçkağıtçı ve fırlama bir şehir çocuğudur. Senelerdir görmediği ve uzak kaldığı babasının öldüğünü ve 3 milyon dolar miras bıraktığı haberini alır. Babasının cenazesine gittiğinde, kendisine sadece 1949 model bir Buick Roadmaster marka araba bıraktığını ve tüm mirasını daha önce varlığından bile haberdar olmadığı ağabeyi Raymond'a (Dustin Hoffmann) bıraktığını öğrenir. Raymond engellilerle ilgilenilen bir klinikte bakıma muhtaç, Otistik bir dahidir. Raymond Savant sendromuna sahiptir ve katı rutinlere bağlıdır. Mükemmel bir hatırlama yeteneğine sahiptir. Charlie mirasın en azından bir kısmından vazgeçmek niyetinde değildir. Charlie, paranın kontrolünü ele geçirmek için kardeşinin velayetini almaya karar verir. Abisi ile beraber yavaş ilerleme kaydederler, çünkü Raymond her gün televizyonda Yargıç Wapner'ı izlemek ve saat 23:00'e kadar yatmak da dahil olmak üzere rutinlerine sadık kalmakta ısrar eder. Charlie, otistik abisi Raymond'u kaldığı klinikten kaçırıp ülke çapında bir seyahate çıkarır. Yol boyunca abisinin yaşamı zorlaştıran alışkanlıklarıyla, takıntılarıyla çileden çıksa da otistik abisinin matematik ve hafızalama konusundaki insanüstü yeteneği ve de yüzlerce nesneyi anında sayma yeteneği karşısında hayretler içerisine düşer. En sonunda Las Vegas'taki kumarhanelerde abisinin bu az bulunan kabiliyetinden yararlanarak büyük paralar kazanmaya çalışır ve 86 bin dolar kazanır. Yol boyunca Charlie, sadece Raymond'u değil, geçmişinin bir parçasını ve belki de kendini keşfetme fırsatı da bulacaktır.
Los Angeles'ta Charlie, Raymond'dan uzaklaşması için 250.000 dolar teklif eden Dr. Bruner ile bir araya gelir. Charlie para teklifini reddeder ve artık babasının onu bıraktığı için üzgün olmadığını, ancak erkek kardeşiyle bir ilişki kurmak istediğini söyler. Mahkeme tarafından atanmış bir psikiyatristle yaptığı toplantıda, Raymond'un ne istediğine karar veremediği gösterilir. Charlie sorgulamayı durdurur ve Raymond'a onu erkek kardeşi olarak görmekten mutlu olduğunu söyler.
[Resim: 385328.jpg]
Charlie Raymond'u tren istasyonuna götürür ve burada Dr. Bruner ile zihinsel kuruma dönmesi için Amtrak trenine biner. Charlie, Raymond'a iki hafta içinde ziyaret edeceğine söz verir.
[Resim: 381422.jpg]
Aldığı Ödüller
En İyi Film Altın Küre Ödülü
En İyi Erkek Oyuncu Altın Küre Ödülü
En İyi Film Oscar Ödülü
En İyi Yönetmen Oscar Ödülü
En İyi Orijinal Senaryo Oscar Ödülü
En İyi Erkek Oyuncu Oscar Ödülü
En İyi Sanat Yönetmeni Oscar Ödülü Adaylığı
En İyi Görüntü Yönetmeni Oscar Ödülü Adaylığı
En İyi Kurgu Oscar Ödülü Adaylığı
En İyi Orijinal Müzik Oscar Ödülü Adaylığı
Devamını Göster KONUYA GİT

Yazar: unbalanced  •  Dün, Saat: 17:19  •   - Yorum Yok
Forum: Drama
[Resim: 204596.jpg]

Canım Kardeşim, yönetmenliğini Ertem Eğilmez'in üstlendiği, 1973 yapımı bir Türk dram filmidir. Türk Filmlerinin başyapıtları arasında gösterilmektedir. Filmin müzikleri ve senaryosu yayınlandığı döneme damga vurmuştur. Dram türündeki sinema filminin başrollerini Tarık Akan, Halit Akçatepe ve Kahraman Kıral paylaşmıştır. Vizyona girdiğinde büyük başarı elde edememesine rağmen Türk sinemasının en iyi dram filmlerinden birisi olarak kabul edilir.

[Resim: tarik-akan-sli-1.jpg]
Küçük Kahraman, ağabeyi ve ağabeyinin sadık arkadaşı Halit'le birlikte yoksul ama neşeli bir hayat sürdürmektedir. İlerleyen zamanlarda evde gece çıkan bir yangın sonrası babaları dumandan zehirlenir ve hayatını kaybeder. Kahraman, abisi Murat'a kalır. Murat'ın arkadaşı Halit evden kovulur ve Murat'ın yanına yerleşir. Kahraman'ın tek hayali eve bir televizyon alınmasıdır. Abisine kalan Kahraman'ın okuldan sürekli öğretmeni abisini çağırır ve kardeşinin temizliğine dikkat etmesini söyler. Daha sonra Kahraman halsizleşir. Abisi ve arkadaşı doktora götürürler ve doktor kardeşinin kanser olduğunu söyler. Murat ve arkadaşı kanser hastası olan Kahraman'ın haberini alınca çok şaşırırlar ve üzülürler. Doktor, kardeşinin her isteğinin yerine getirmelerini söyler. Daha sonra, Kahraman'ın öğretmeni ile görüşürler ve o da hastalığı geçene kadar izin verir. Murat ve Halit, Kahraman'ın her isteğini yerine getirmeye çalışırlar.
[Resim: 82428_canim-kardesim.jpg]
Kötü durumlarına rağmen restoranlarda yemekler yedirirler, lunaparka götürürler ve her isteğini yerine getirirler. Sadece, Kahraman'ın çok istediği televizyonu alamazlar. Televizyonu almak için ellerinden gelen her şeyi yaparlar ama bir türlü alamazlar. Bir gece eve dönerlerken bir mağaza vitrininde gördükleri televizyonu çalarlar ve eve getirirler. Murat ve Halit, Kahraman’ın en büyük arzusu olan televizyonu söz verdikleri tarihin son gününde çalarak temin ederler. Çaresizliğe bir başkaldırı sergilerler ve sisteme karşı bu kez şiddetin uygulayıcısı olurlar. Çünkü filmin başından beri işlenen bir sistem şiddeti vardır. Televizyonu çaldıktan sonra evde otururlarken gülerler, bu tarifi olmayan bir mutluluk anıdır onlar ve seyirci için. Sistem yenilmiş ve dayatması aşılmıştır. Nihayetinde istediklerini elde etmişlerdir fakat Kahraman için artık çok geçtir.
Oyuncular
Tarık Akan  · Murat
Halit Akçatepe  · Halit
Kahraman Kıral  · Kahraman
Metin Akpınar  · Kancı Mehmet
Adile Naşit  · Öğretmen
Kemal Sunal  · Yolcu
Sıtkı Akçatepe  · Musta
Ali Yağız  · Doktor
Renan Fosforoğlu  · Lokanta Sahibi
Ahmet Turgutlu  · Kasap
Kamer Sadık  · Ziya Efendi
[Resim: 7a5b1373a65f0dd3ea28aec33231f8c6.jpg]
Prodüksiyon
Yılmaz Güney, çektiği ve yapımcılığını üstlenip oynadığı ve hatta yönettiği filmlerde her sene ödülleri toplar. O senelere damgasını vuran filmleriyle Tarık Akan’ı etkiler Güney. Hem düşünsel hem de eylemsel olarak etkilenen Tarık Akan, babası gibi sevdiği Ertem Eğilmez’den bir dramada başrol oynamayı rica eder. Eğilmez, 1970'li yıllara aile temalı filmlerle damga vurmuş, Yeşilçam’ın en unutulmaz filmlerine imza atmış bir yapımcı ve yönetmendir. Kadrosunda, Adile Naşit, Münir Özkul, Kemal Sunal, Şener Şen, İhsan Yüce ve Halit Akçatepe gibi neredeyse her biri efsane olmuş tüm oyuncular Eğilmez’in kamerasının önündedir. Fakat artık o da toplumun temeline inip "umutsuzluk" ve "kaybetmişlik" temalı filmler çekmek ister. En azından niyetli ve isteklidir. Hatta Canım Kardeşim’le alakalı kendisine sunulan eleştirilere ve çekincelere kulak asmaz. Ertem Eğilmez, filmle alakalı kendisine çekincelerini ileten Halit Akçatepe'ye şu yanıtı verir: "Film gösterime girdiğinde yalnız ben, sen ve Tarık olacağını bilsem bile salonda, yine de çekeceğim filmi."
[Resim: 429d55010947c33a5864ce1cffc8d450.jpg]
Ertem Eğilmez, Sadık Şendil'den toplumcu ve gerçekçi bir senaryo ister. Ertem Eğilmez gelen senaryoyu okur, çok beğenir. Virgülüne dahi dokunmadan kamera önüne koyar filmi. İstediği gibi olan senaryoda Tarık Akan ve Halit Akçatepe, filmde kusursuz oynar.
Ödülleri
Altın Koza Film Festivali
En İyi Yönetmen: Ertem Eğilmez
En iyi Müzik: Cahit Oben
En İyi Görüntü Yönetmeni: Erdoğan Engin
En İyi İkinci Film: Canım Kardeşim
[Resim: can%C4%B1m-karde%C5%9Fim.jpg]
Devamını Göster KONUYA GİT

Yazar: unbalanced  •  Dün, Saat: 08:51  •   - Yorum Yok
[Resim: 134925.jpg]

Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 2 (Özgün adı: Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 2), J. K. Rowling'in aynı isimli kitabından iki bölüm olarak uyarlanan ve fantastik filmlerin ikincisi, Harry Potter film serisinin ise sekizinci ve son filmi. David Yates tarafından yönetilen, Steve Kloves tarafından yazılan, 2011'de gösterime giren Amerikan-İngiliz ortak yapımı filmin yapımcılığını David Heyman, David Barron, ve J.K. Rowling üstlenmiştir. Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1'in devamı olan filmde Harry Potter'ın Lord Voldemort'a ait Hortkulukları bulma ve yok etme mücadelesi anlatıtılır.

[Resim: harry-potter_16_9_1552148001-670x371.jpg]
Çekimler 19 Şubat 2009'da başlayıp, 12 Haziran 2010'da sona ermiştir, son çekim ise 21 Aralık 2010'da tamamlanmıştır.
Bölüm 2, tüm dünyada 2D, 3D, IMAX 3D Olarak 13-15 Temmuz 2011 tarihleri arasında vizyona girmiştir. Film, finansal açıdan 2011'in en çok izlenen filmi olmuştur. Açılış haftasında listenin en başına yükselen Bölüm 2, 483,2 milyon dolar hasılatla rekor kırmıştır. 2012'de hâlen dünyanın en çok hasılat yapan dördüncü filmi, hala 2011'in en çok hasılat yapan filmidir.
Blu-Ray ve DVD olarak sunumu 11 Kasım 2011 tarihinde gerçekleşmiştir. Film, ayrıca 3D olarak da sunulmuştur ve ek olarak Harry Potter: Complete 8-Film Collection adlı kutulu sete dahildir.
[Resim: harry-potter-Q4mB_cover.jpg]
Harry Potter film serisinin son bölümüdür. Film Voldemort'un Dumbledore'un Mezarından Mürver Asayı almasıyla başlar. Müdür Severus Snape olmuştur. Okulun etrafı Ruh emicilerle çevrilidir. Ağır disiplin vardır.
Harry, Ron ve Hermione Gringotts'da Bellatrix Lestrange'nin kasasında Hortkuluk olabiliceğinden Gringotts'a Griphook'la Godric Gryffindor'un kılıcı için anlaşmaya varırlar. Çok özlü İksir ile Gringotts'a girerler Başta Banka çalışanlar işten şüphelenseler de Harry'nin İmperio büyüsü ile kasaya girmeyi başarmışlardır. Kasada Hortkuluğu bulurlar ancak çıkmaları zor olmuştur.
[Resim: 5c8d3b8445d2a04bdc383b14.jpg]
Harry, Ron ve Hermionee, Hogwarts'da da Hortkuluk olabileceğini düşünerek Dumbledore'un kardeşi Hogsmeade'de Domuz Kafası barında çalışan Aberforth'un yardımı ile Hogwarts'a girer. Müdür olan Severus Snape ise Harry'nin Hogsmade'de görüldüğüne dair bilgi almıştır. Bilgisi olup da bilgi vermeyen her öğrenci, öğretmen ve çalışanlar bilgi vermezse ağır cezalandırılacaktır diye söyler. Öğrencilerin arasından Dumbledore'u nasıl öldürürsün diye sorgulamayla Harry Snape'in karşısına çıkar Düello için Harry'e Asa çıkartan Snape karşısında Minerva Mcgonagall ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı'ndan üyelerle karşılaşır ve başta Mcgonagall'la düello yapmak isteyen Snape düello yaparlar, yenilir ve Hogwarts'dan kaçar. Öğrenciler sevinçle karşılar, bir anda Voldemort büyüyle Hogwarts'a konuşmaya başlar ve Harry'i ister. Slytherin öğrencileri yakalayın onu der ancak sonra Zindanlara gönderilirler.
Minerva Mcgonagall, Profesörler, Zümrüdüanka Üyeleri, 17 yaş üzeri öğrenciler önce Okulu savunma büyüsüyle korumaya başlarlar. Savaş da büyük kayıplar verilir. Harry Rowena Ravenclaw'ın kayıp diademini bulabilmek için bilen birisi olabileceğinden Rowena'nın hayalet kızı Helena Ravenclaw'dan öğrenirler, İhtiyaç odasındadır. Harry Ron ve Hermonie İhtiyaç odasına giderler. Diademi bulurlar. Fakat Draco Malfoy, Crabbe ve Goyle ile karşılaşırlar. Crabbe ölüm yiyenlerden öğrendiği bir ateşli büyü (Zebani Ateşi) yapar ama kontrol edemez, büyünün başlattığı yangından dolayı ölür. Harry, acıyarak Malfoy ve Goyle'u kurtarırlar. İhtiyaç odasında buldukları diademi Hortkuluk olduğundan tam kapının dışında Zebani Ateşiyle yok ederler. Artık onlar için iki hortkuluk kalmıştır o da Voldemort'un yılanı Naginidir diğerini Voldemort dahi bilmiyordur.
[Resim: 1c00cc58075d1765ad7e952ee8c0c5a8.jpg]
Voldemort ve Nagini'yi bulmak isteyen Harry, Voldemort'un gözlerinden onların Bağıran Baraka'da olduklarını öğrenir ve üçlü oraya gider. Gittiklerinde, Nagini'nin, Voldemort'un emri ile Mürver Asa'ya daha çok hâkim olabilmek için Snape'i öldürdüğünü görür. Snape, ölmeden hemen önce Harry'e Dumbledore'un Harry'e anlatmasını istediklerini barındıran anılarını verir, Harry bu anıları okulda Dumbledore'un odasındaki Düşünseli'ne aktarır ve Snape'in o ana kadar gizli kalan anılarını öğrenir. Snape'in çocukluğundan beri Lily Evans'a (Harry'nin annesi) aşık olduğunu, Voldemort Harry'yi ve ailesini öldürmek için aramaya başladığı andan itibaren aslında Dumbledore ve Zümrüdüanka adına ajanlık yaptığını, Harry'yi yıllarca Dumbledore'la birlikte koruduğunu, Dumbledore'un en çok güvendiği kişi olduğunu ve Dumbledore'u öldürmesinin, Dumbledore'un planının bir parçası olduğunu anlar (Dumbledore bir yıl önce hortkuluk olan yüzüğü kullandığı için lanetlenmiştir bu yüzden bir yıl sonra ölür). Anılar bittikten sonra Harry, kendisinin de bir hortkuluk olduğunu Voldemort'un isteği dışında ruhunun bir parçasının Harry'nin bedenine girdiğini ama bundan Voldemort'un bile haberinin olmadığını öğrenir. Yani kendisinin de ölmesi, özellikle de Voldemort tarafından öldürülmesi gerekmektedir. Harry, Voldemort'la karşılaşmaya gider, bu arada yolda Diriltme Taşı'nı kullanır ve ölüme doğru giderken yanında James, Lily, Sirius ve Lupin'i görür, onlarla konuşur, yanında yürümeleri ona cesaret verir. Voldemort'u bulduğunda hiçbir şey yapmaz. Voldemort Harry'i öldürür (yani öldürdüğünü zanneder ancak Harry ile arasındaki bağ sayesinde Harry sadece kendinden geçer).
Harry kendini King's Cross istasyonunda bulur. Dumbledore ile uzun uzun konuşur. İstasyonda bir sandalyenin altında garip sesler çıkaran, vıcık vıcık bir yaratık görür, bu büyük olasılıkla, Voldemort'un Harry'nin içinde kalan, ancak Harry'i öldürmek için yaptığı büyüyle istemeden yok ettiği hortkuluktaki ruh parçasını simgelemektedir.
Harry uyandığında Harry'nin içindeki hortkuluk da yok olmuştur.
Harry uyanır fakat belli etmez. Narcissa Malfoy, Voldemort'un emriyle Harry'nin ölüp ölmediğini kontrol eder, ama o anda gözü kendi oğlundan başkasını görmediği için Harry'nin yaşamasına ya da Voldemort'un kazanıp kaybetmesine aldırmaz, ona Draco Malfoy'un iyi olup olmadığını sorar. Harry'den evet cevabını alınca kalkar ve Harry'nin ölmüş olduğunu ilan eder. Ölüm yiyenler sevinç içindedir. Hagrid, Voldemort'un zoruyla Harry'in bedenini Hogwarts'a götürür. Voldemort Harry'nin öldüğünü, Hogwarts'da herkese açıklar, artık direnmemeleri gerektiğini söyler. Hagrid'in Kucağında olan Harry Neville'nin savaş daha bitmedi demesiyle Harry Hagrid'in kucağından atlayarak asayla Naginiye atak yapar. Ölüm Yiyenler Grubunda herkes şaşkındır tekrar savaşıp savaşmamakta kararsızdırlar, Malfoy ailesi kaçar. Voldemort ise büyük sinirle Kalede Harry'le düellolar yapar. Molly Weasley, Fred'i öldürdüğü için Bellatrix'i öldürür. Harry, Voldemort ile konuşur. Mürver Asa'nın asıl efendisinin kendisi olduğunu söyler. Mürver Asa da bu sırada Voldemort'un elindedir. Fakat Mürver Asa'nın gerçek sahipliği, Dumbledore'dan Draco Malfoy vasıtasıyla Harry'e geçmiştir. Harry ve Voldemort düello yaparlar. Voldemort'un Avada Kedavra laneti ile Harry'in Expelliarmus büyüsü havada karşılaşır.
[Resim: Harry-Potter-and-the-deathly-Hallows-part-2-movie.jpg]
Hogwarts avlusunda bu sırada Neville Longbottom Gryffindor'un kılıcı ile Nagini'yi öldürür. Artık tüm Hortkuluklar yok olmuştur. Voldemort artık bir ölümlüdür.
Asa kendi sahibini öldürmeyeceğinden , Avada Kedavra laneti seker ve Voldemort'a çarpar. Voldemort ölür ve savaş sona erer. Harry, Mürver Asa'yı alıp kendi asasını tamir eder ve Mürver Asa'yı kırar ve köprüden aşağı atar.
[Resim: neville-and-voldemort-are-similar-in-many-ways.jpg]
Savaşta ise 50 kişi ölür. Fred Weasley, Remus Lupin, Tonks ve Colin Creevey de ölür.
19 yıl sonra Harry ve Ginny, Ron ile de Hermione evlenir. Harry ve Ginny'nin üç çocuğu olur; Lily Luna, James Sirius ve Albus Severus. Hermione ve Ron'un ise iki çocuğu olur; Hugo ve Rose. Ayrıca Neville Longbottom, Hogwarts'ta Bitkibilim öğretmeni olmuş ve Hannah Abbott ile evlenmiştir.
[Resim: harry-potter-epilog-1280x720.jpg]
Devamını Göster KONUYA GİT

Yazar: unbalanced  •  30.11.2020, Saat: 16:44  •   - Yorumlar (1)
[Resim: Harry_Potter_ve_%C3%96l%C3%BCm_Yadigarla...C5%9Fi.jpg]

Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm 1 (Özgün adı: Harry Potter and the Deathly Hallows: Part 1), J. K. Rowling'in aynı isimli kitabından uyarlanmış ilk filmi. Harry Potter serisinin son filmi olma özelliğini taşımaktadır. Final filmi 2 bölüm halinde çekilmiş ve çekimler 12 Haziran 2010 tarihinde tamamlanmıştır.
Filmin ilk bölümü 17 Kasım 2010'da gösterime girmiştir. İkinci bölümü ise 13 Temmuz 2011'de (Türkiye'de) gösterime girmiştir. İlk bölüm başta 3D olarak duyurulmasına rağmen 2D olarak gösterime girmiştir. İkinci bölüm Warner Bros. tarafından 2D ve 3D olarak gösterime girmiştir.
[Resim: harry-potter-ve-olum-yadigarlari-bolum-1-548.jpg]
Filmin yönetmenliğini David Yates, senaristliğini Steve Kloves üstlenmiştir. Filmin oyuncu kadrosu Daniel Radcliffe, Rupert Grint, Emma Watson, Bonnie Wright, Matthew Lewis, Helena Bonham Carter, Robbie Coltrane, Warwick Davis, Ralph Fiennes, Michael Gambon, Brendan Gleeson, Richard Griffiths, Jason Isaacs, Gary Oldman, Alan Rickman, Fiona Shaw, Maggie Smith, Imelda Staunton, David Thewlis, Julie Walters, ve Emma Thompson'dır.
Warner Bros. 24 Aralık 2009 günü Harry Potter ve Ölüm Yadigârları: Bölüm I filminin ana oyuncu kadrosu ile filmin bir özetini yayınladı:
Harry Potter film serisinin son bölümü, Harry'nin hortkulukları bulup Voldemort'u öldürme çabasını anlatıyor.
(Kitaptan):
Sihir dünyası savaşta! Karanlık Lord iyice güç kazanırken iyiler de boş durmuyor. Yedinci yılında Hogwarts Cadılık ve Büyücülük Okulu`na dönmeyen Harry Potter, Dumbledore`un ona bıraktığı görevi tamamlamaya çalışıyor. Yanında -her zamanki gibi- Ron ve Hermione`yle, bir yandan Voldemort`tan ve onun Ölüm Yiyenler`inden kaçarken bir yandan da Hortuluk`ları yok etmek, Ölüm Yadigarları`nın sırrını keşfetmek zorunda olan Harry kendi geçmişiyle ilgili pek çok şey öğreniyor.
[Resim: 20200906-harry-potter-ve-olum-yadigarlar...0926a7.jpg]
Kitabın başlarında Bill ile Fleur'un düğünü olur. Fakat Ölüm Yiyenler düğünü basar; Harry, Ron, Hermione ve diğerleri Bakanlık'ın Voldemort tarafından ele geçirildiğini ve Sihir Bakanı Rufrus Scrimgeour'un öldürüldüğünü öğrenirler.
İlk önce Tottenham Court Road'a giderler. Bir kafeye oturarak olup bitenleri değerlendirirken iki Ölüm Yiyen'in saldırısına uğrarlar. Harry, Ron ve Hermione Hortkulukların peşine düşerler. İlk önce Grimmauld Meydanı 12 Numara'ya gider ve Kreacher ile konuşurlar. R.A.B.'ın aslında Sirius'un kardeşi Regulus olduğunu öğrenirler. Regulus, Slytherin'in madalyonunu (Hortkuluklardan bir tanesi) Kreacher'a saklaması için vermiş, fakat Mundungus kolyeyi çalmış ve Dolores Umbridge vermek zorunda kalmıştır. Harry, Ron ve Hermione Sihir Bakanlığı'na kılık değiştirerek girerler ve orada, Ruh Emicilerin gücünü kullanarak Muggle ana-babadan doğma büyücü ve cadıları tespit etmeye çalışan Umbridge'den, Hortkuluğu çalarlar. Bu esnada da Muggle ana-babadan doğmakla suçlananların birçoğunu kurtararak oradan kaçarlar.
[Resim: harry-potter-and-the-deathly-hallows-par...review.jpg]
Bakanlık'tan Buharlaşarak kaçmaya çalışırken Ölüm Yiyen ve aynı zamanda Bakanlık'ta bulunan Yaxley Hermione'nin elini tutar yani onlarla birlikte Buharlaşır, Hermione ondan elini zor kurtarır ve bu yüzden Sirius'un evi yerine bir ormana Buharlaşırlar. Çünkü artık Yaxley ve diğer Ölüm Yiyenler Grimmauld Meydanı 12 numaraya girebileceklerdir. Mecburen orada kamp kurarlar ve kılıcı bulup Hortkuluğu yok edene kadar orada kalırlar.
[Resim: maxresdefault.jpg]
Harry ve Ron onlar çadırda iken kavga ederler. Ron Harry'nin pek bir şey bilmediğini düşünmektedir. Ron gruptan ve oradan ayrılır. Bunun üzerine Harry ve Hermione tek başlarına Godric's Hollow'a giderler. Voldemort'un yılanı Nagini (Bathilda Bagshot kılığında) ile karşılaşırlar. Hermione'nin yılana yaptığı Confringo Büyüsü yerden seker ve Harry'in asası kırılır ve kaçarlar. Harry, Hermione'nin asasını alır. Bu arada Harry bir akşam çadırda nöbet tutarken Maral(dişi geyik(ceylan)) şeklinde bir Patronus gelir ve Harry onun peşinden giderek Gryffindor'un kılıcını bulur (bu arada o maralı Harry'ye yardım etmek üzere Snape yollamıştır). Kılıç bir buz kütlesinin altındadır, Harry buzu kırıp soğuk suyun içine girer ve tam boğulmak üzereyken Ron gelip onu kurtarır. Ayrıca Ron Hortkuluk'u da yok eder. Böylece Ron, Harry ve Hermione tekrar barışırlar.
Harry, Ron ve Hermione Xenophilius Lovegood'un (Luna Lovegood'un babası) evine gider ve onunla görüşürler. Xenophilius onlara 3 sihirli nesneden söz eder: Mürver Asa (en güçlü asa), Diriltme Taşı (öldükten sonra tekrar dirilten taş) ve Görünmezlik pelerini. Bu 3 nesnenin ortak bir adı vardır: Ölüm Yadigarları. Harry bu nesnelerden birinin kendi görünmezlik pelerini olduğunu, Diriltme Taşı'nın ise Dumbledore'un verdiği Snitch'in içinde olduğunu (daha sonra) fark eder. Mürver Asa ise Dumbledore'un mezarındadır, fakat Voldemort gidip asayı alır.
[Resim: harry-potter-ve-olum-yadigarlari-bolum-1-549.jpg]
Harry, Ron ve Hermione saklandıkları bir yerde "Voldemort"un adını andıkları için ölüm yiyenler tarafından yakalanırlar çünkü ölüm yiyenler o isme tabu koymuşlardır ve ismin söylenmesi sonucunda koruyucu büyüler kırılarak bir tür sihirsel düzensizlik ortaya çıkar. Yakalandıktan sonra Malfoy'ların evine götürülürler. Dean Thomas, Luna Lovegood, Bay Ollivander ve cincüce Griphook da orada esirdir. Bellatrix, Hermione'ye işkence yaparak kılıcı nereden bulduklarını, kılıcın gerçek olup olmadığını öğrenmeye çalışır. Bu sırada Harry daha önce Hagrid'in ona hediye ettiği ve boynundan hiç çıkarmadığı kesesinin içine koyduğu (Sirius'un ona verdiği) aynayı çıkarır ve aynada mavi (tıpkı Dumbledore'un gözlerine benzeyen) bir göz görür ve ondan yardım ister. Daha sonra (orada büyücülerin buharlaşması imkânsızdır) ev cini Dobby gelir ve Harry, Ron ve Hermione, Luna, Dean, Olliavendar ve cincüce Griphook'u (kendi canı pahasına) kurtarır. Dobby, Onları Bill ve Fleur'un evine buharlaştırır ve buharlaşma sırasında Bellatrix'in Harry'ye attığı gümüş bir bıçak ona gelir ve ardından da ölür. Bu arada onlar Bill'in evindeyken Remus Lupin onları görmeye gelir. Tonks'un bir bebeği (erkek) olduğunu söyler ve Harry'den vaftiz babası olmasını ister.
[Resim: harry-potter_16_9_1599400903-670x371.jpg]
Harry, Bellatrix Lestrange'in kılıç işini bu kadar büyütmesinden şüphelenir (çünkü aslında aldatmaca olan sahte kılıç Bellatrix'in kasasında saklanmaktadır, eğer bu kılıç Harry, Ron ve Hermione'deyse onların kasaya girmiş olmaları gerektiğini düşünür ve kasaya girmeleri ihtimali onu çılgına çevirir. Sürekli başka ne aldın diye sorması işi iyice açığa vurur) ve diğer hortluğun yani Hufflepuff'un Kupasının Gringotts'ta Bellatrix'in kasasında olduğunu tahmin eder. Gringotts'ta Hortkuluk'u bulurlar (bu sırada cincüce Griphook onların gizli işler çevirdiğini hırsız oldukların söyler ve kılıcı çalar ve bu yüzden Hortkuluku yok edemezler) ve oradaki devasa ejderha ile kaçarlar.
[Resim: harry-potter-ve-olum-yadigarlari-bolum-1-553.jpg]
Harry, Voldemort'un gözlerinden onun bankaya gidip Cincücelerin çoğunu öldürdüğünü görür.
Voldemort, Harry'nin Hortkuluk'ları aradığını anlar. Hortkuluklarının nerede olduklarını ve ne kadar güvende olduklarını hesaplamaya çalışır. Tam o sırada Harry Voldemort'un gözlerinden görmeye başlar ve son Hortkuluk'un Hogwarts'ta olduğunu öğrenir fakat ne olduğunu öğrenememiştir. Okula gittiğinde hortkuluğun ne olduğu açığa çıkacaktır: Ravenclaw'ın diademi.
[Resim: Deathly-Hallows-Image-Drawing.jpg]
Devamını Göster KONUYA GİT

Yazar: unbalanced  •  29.11.2020, Saat: 23:31  •   - Yorumlar (1)
Forum: Yönetmenler
[Resim: 8_BzuGYXdneDmCblgU-Yyg9LvR6PzHc7fiEwmYIU...KS6MulCoho]


Ertem Eğilmez (18 Şubat 1929, Trabzon - 21 Eylül 1989, İstanbul), Türk senarist, yapımcı ve yönetmen. Geniş izleyici kitlesinin ilgisini çeken kalabalık kadrolu güldürüleriyle Türk sinemasında bir tarz oluşturan Eğilmez, meslek hayatı boyunca 44 film yönetti, 5 senaryo kaleme aldı ve 97 filmin yapımcılığını üstlendi. Aralarında Kemal Sunal, Münir Özkul, Adile Naşit, Şener Şen, Halit Akçatepe, Ayşen Gruda ve Zeki Alasya gibi oyuncuların Türk sinemasında varlık göstermesine öncülük etti.


[Resim: rgHTOgL0REqZI0Mz6WHdrw.jpg?width=888&hei...1073137360]




İlk ve orta öğrenimini Konya'da tamamladı. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun olduktan sonra dükkân açıp bakkallık yaptı. Askerlik sonrasında, 1954'te Refik Erduran ile birlikte Çağlayan Yayınevi'ni kurdu. Aynı yıl yine Erduran ve Haldun Sel'le birlikte, birçok karikatüristin yetiştiği Tef adlı mizah dergisini çıkarmaya başladı. Yayın dünyasında çıkardığı cep kitapları ile bir devrim yaptı. Kemal Tahir’e, Mayk Hammer takma adıyla polisiye romanları yazdırdı. Cep kitapları işinde batınca Türkiye'nin ilk langırt makinelerini getirtti.
1961 yılında Efe ve 1964 yılında Arzu Film şirketini kurarak sinemacılığa başladı. 1961'de Yaman Gazeteci filmiyle yapımcılığa, 1964'te de Fatoş'un Fendi Tayfur'u Yendi ile yönetmenliğe adım attı. Bir Millet Uyanıyor'la 1967 Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde en iyi tarihsel film ödülünü kazandı.
Her türü denediyse de, çoğunlukla kolay izlenen ve geniş izleyici kitlesinin ilgisini çeken güldürüler yönetti. 1960'lı yıllardaki popüler aşk filmlerinin ardından, 1970'li yıllarda sevgi, dostluk ve güncel olayları güldürü öğesiyle kaynaştırdığı duygusal güldürülere yöneldi. Genellikle aynı oyuncu kadrosunu kullandığı ve ileride "Arzu Film Güldürüleri" diye adlandırılacak bu filmlerde zaman zaman toplumsal eleştiriye de yer veriyordu. Özellikle 1973'te çektiği Canım Kardeşim, insancıl tavrı, hüzünle güldürüyü kaynaştıran havası ve yer yer ulaştığı şiirsel anlatımıyla dikkati çeker.
Karakter oyuncularına başrol veren, Münir Özkul, Adile Naşit, Kemal Sunal, İlyas Salman, Halit Akçatepe, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Şener Şen ve Ayşen Gruda gibi güldürü oyuncularının sinemada başarı kazanmalarında payı olan Eğilmez, filmleştirilmesi oldukça güç sayılan Rıfat Ilgaz'ın Hababam Sınıfı romanını 1975'te beyaz perdeye aktardı. Hababam Sınıfı'nın başarısı üzerine Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı, Hababam Sınıfı Uyanıyor, Hababam Sınıfı Tatilde ve son olarak da Hababam Sınıfı Güle Güle adlı dört devam filmi çekti.
[Resim: fft371_mf33131700.Jpeg]
1980-81 sezonunda Kanlı Nigar adlı müzikli oyunu sahneye koyan Eğilmez, bir süre uzak kaldığı sinemaya 1984'te Namuslu filmiyle geri döndü. 1980 yılında yaptığı Banker Bilo ve 1984 yılında yaptığı Namuslu filmleriyle, Türkiye’nin temel sorunlarını kendi mizahi bakış açısıyla ele aldı. Geniş ilgi gören Namuslu'yu, ticari açıdan başarısız olan Aşık Oldum (1986) ile gişede büyük bir başarı elde eden Arabesk (1988) izledi.
[Resim: DQJJvt4WkAMrTca.jpg]
Yönettiği filmler
Fatoş'un Fendi Tayfur'u Yendi (1964)
Senede Bir Gün (1965)
Sürtük (1965)
Helal Adanalı Celal (1965)
Kart Horoz (1965)
Seni Bekleyeceğim (1966)
Seni Seviyorum (1966)
Ben Bir Sokak Kadınıyım (1966)
Bir Millet Uyanıyor (1966)
Ömre Bedel Kız (1967)
Yaşlı Gözler (1967)
Ölünceye Kadar (1967)
Sürtüğün Kızı (1967)
İngiliz Kemal (1968)
Sevemez Kimse Seni (1968)
Nilgün (1968)
Boş Çerçeve (1969)
Kalbimin Efendisi (1970)
Küçük Hanımefendi (1970)
Sürtük (1970)
Senede Bir Gün (1971)
Beyoğlu Güzeli (1971)
Son Hıçkırık (1971)
Sev Kardeşim (1972)
Tatlı Dillim (1972)
Oh Olsun (1973)
Yalancı Yarim (1973)
Canım Kardeşim (1973)
Salak Milyoner
Köyden İndim Şehire (1974)
Mavi Boncuk (1974)
Hababam Sınıfı (1975)
Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı (1975)
Hababam Sınıfı Uyanıyor (1976)
Süt Kardeşler (1976)
Gülen Gözler (1977)
Hababam Sınıfı Tatilde (1977)
Şaban Oğlu Şaban (1977)
Erkek Güzeli Sefil Bilo (1979)
Banker Bilo (1980)
Hababam Sınıfı Güle Güle (1981)
Namuslu (1984)
Aşık Oldum (1985)
Arabesk (1988)
[Resim: Untitled-1-108-690x450.jpg]
Devamını Göster KONUYA GİT

Yazar: unbalanced  •  29.11.2020, Saat: 23:23  •   - Yorumlar (1)
[Resim: 0920788.jpg]


Tatlı Dillim, 1 Kasım 1972 tarihinde vizyona giren yönetmenliğini ve yapımcılığını Ertem Eğilmez'in üstlendiği, senaryosunu Sadık Şendil'in yazdığı, başrollerini Tarık Akan ve Filiz Akın'ın paylaştığı romantik komedi filmi filmidir.
Ayrıca film Kemal Sunal'ın ilk sinema filmidir.
[Resim: 9b1499f864e5cbd1aa279fded5f781de.jpg]
*****
[Resim: tatli-dillim-yerli-film-izle-421.jpg]
Ferit İstanbullu zengin bir ailenin çocuğudur. Tıp okumasına rağmen en büyük hobisi basketbol oynamaktır. Maçlar öncesi dinlemek ve kamp yapmak için basketbol takımı ile beraber Emine'nin bulunduğu köye gider. Emine ise köy öğretmenidir ve bütün hayatı köydeki insanlara yardım etmekle geçmektedir. İstanbul'da çapkınlıklarıyla ünlü Ferit Emine'den çok hoşlanır ve onun kalbini kazanmaya çalışır. Emine ilk başta Ferit ile ilgilenmese de iki genç kısa süre sonra birbirlerine aşklarını itiraf eder ve evlenmeye karar verirler. Evliliklerinin ilk günleri oldukça mutlu geçer ancak Ferit'in İstanbul'dan gelen arkadaşları işleri bozar.
Arkadaşları ile birlikte İstanbul'a ve oradaki eski yaşamına geri dönen Ferit Emine ile evliliğini unutur. Emine bir süre bekledikten sonra İstanbul'a kocasını aramaya gider. Ancak acı gerçekler yüzüne vuracaktır: Ferit evliliğine ailesine haber vermediği gibi, eski çapkınlıklarına geri dönmüştür. Bunun üzerine Emine Ferit'e hayatının dersini vermek için kolları sıvar. Şehirli ve oldukça bakımlı bir kadın şeklinde Ferit'in karşısına yeniden çıkacak, ikiz kardeş Mine olarak gerçek kocasının kafasını karıştırmaya başaracaktır.
[Resim: 802a04ee61f1bbf482b67aee3e51c509.jpg]
1 Kasım 1972 tarihinde gösterime giren film, daha önce birçok film yönetmiş olan Ertem Eğilmez tarafından yönetildi. O dönemler genellikle çapkın erkek rollerinde oynayan Tarık Akan bu filmde de 1970'li yıllarda birçok filmde aynı isimle oynadığı Ferit ismiyle bu filmde yer aldı. Ferit'in sevgilisi rolünde Filiz Akın oynamaktadır. Basketbolcu rolü için "Ertem Eğilmez" birçok kişi düşünürken tiyarolarda kısa rollerde yer alan Kemal Sunal'ı gördü ve beğendi. Filmde Basketbolcu rolünde oynayan "Kemal Sunal"'ın ilk filmi olmuştur. Daha sonra Türk sineması'nda fırtına gibi esmiş teklif üstüne teklif almış "Hababam Sınıfı", "Kapıcılar Kralı", "Tokatçı" ve Davacı" gibi birçok filmde başrol oynayarak unutulmaz efsaneler yerine adını yazdırmıştır ve Türk sineması'nın gelmiş geçmiş en büyük oyuncularından birisi olmuştur.
[Resim: 0429545d23d54922b41bff39452758fa.jpg]
Halit Akçatepe (Çoban), genelde aynı filmde ikili olarak yer alan Zeki Alasya (Antrenör) ve Metin Akpınar (Metin) rollerinde, 70'li yıllarda birçok filmde "Tarık Akan"'ın babası olarak yer alan Hulusi Kentmen bu filmde de aynı rol ile boy göstermiştir. Münir Özkul ise filmde Muhtar Hasan olarak yer almıştır.
Filmin müziklerini Türk halk müziği sanatçısı Neşet Ertaş bestelemiş ve Selda Bağcan seslendirmiştir.
[Resim: 4c4ff6f091d9977e8db8c0f8731470b3.jpg]
Devamını Göster KONUYA GİT

Yazar: unbalanced  •  29.11.2020, Saat: 20:12  •   - Yorumlar (2)
[Resim: Ah_nerede.jpeg]


Ah Nerede, 1975 yapımlı Türk romantik komedi filmidir. Tarık Akan ve Gülşen Bubikoğlu'nun başrollerini paylaştığı filmdir.


[Resim: 0ede2626898fd1f21e2db3ebaeff1991.jpg]

Bursalı bir toprak ağasının İstanbul'da okuyan üç oğlu, ailelerinin bildiğinin aksine bir hayat sürmektedir. Tıp fakültesinde okuyan en büyük oğul Ferit (Tarık Akan), hemşehrisi olan bir kızla nişanlı olmasına rağmen, yakışıklılığının da getirdiği avantajla zamparalık peşinde koşarken, Eczacılık fakültesinde okuyan ortanca oğul Murat (Halit Akçatepe) ise tam bir kumarbazdır. En küçük oğul, mühendislik öğrencisi olan Ömer (Cengiz Nezir) ise, dönemin siyasi olaylarının tam göbeğindedir. "Sınıfta kalmaktan başları dönmüş" olan çocukları, aileleri yakında mezun olacak diye bilmektedir. Ailelerinin çocuklarının gerçek durumlarını öğrenmesi üzerine olaylar gelişir.

[Resim: 70e09adb01e904064d8fc6fab7428600.jpg]


Tarık Akan, Ferit rolünde
Gülşen Bubikoğlu, Zehra rolünde
Nilgün Atılgan, Aysel rolünde
Aydan Adan, Selin rolünde
Adile Naşit, Huriye rolünde
Serpil Nur, Selin karakterinin ablası rolünde
Hulusi Kentmen, Ferit karakterinin babası rolünde
Şükriye Atav, Ferit karakterinin annesi rolünde
Hayati Hamzaoğlu, Ali Kaya rolünde
Halit Akçatepe, Ferit karakterinin kardeşi Murat rolünde
Cengiz Nezir, Ferit karakterinin kardeşi Ömer rolünde
İlhan Hemşeri, Komiser rolünde
Ekrem Dümer, Nikâh memuru rolünde
Nubar Terziyan, Ferit karakterinin kayınpederi rolünde
Leman Akçatepe, Zehra karakterinin annesi rolünde
Feridun Şavlı, Konuk oyuncu
İhsan Baysal, Konuk oyuncu
Devamını Göster KONUYA GİT

Yazar: unbalanced  •  29.11.2020, Saat: 20:06  •   - Yorumlar (1)
Forum: Drama
[Resim: Bizim-aile-afis.jpg]

Bizim Aile, 1975 yapımı Türk filmi. Ergin Orbey'in yönettiği filmde, Münir Özkul, Adile Naşit, Tarık Akan ve Itır Esen baş rollerinde oynamıştır.

Yaşar Usta’nın fabrika arkadaşı Talat Usta ve eşi, Yaşar Usta ile Melek Hanım’ı evlendirmeye çalışmaktadır.Bu çabaları başarılı olur fakat Yaşar Usta’nın dört, Melek Hanım’ın üç çocuğu vardır. Fakat bu çocuklar birbiri ile anlaşamıyor,sürekli kavga ediyorlardı. Melek Hanım’ın oğullarından biri olan Ferit’in kız arkadaşı Alev’in babası,Alev’in Ferit ile sevgili olduğunu öğrenince Yaşar Usta ve ailesini rahat bırakmaz ve ilk Yaşar Usta’yı işinden kovar ardından aileyi evlerinden atar. Yaşar Usta Alev’in babası ile görüşür.Alev’in babası Saim Bey hatasını anlar ve evlerini onlara geri verir.


[Resim: 5e6e6959adcdeb15e8c11ec6.jpg]

Münir Özkul - Yaşar Usta
Adile Naşit - Melek
Tarık Akan - Ferit
Şener Şen - Şener
Itır Esen - Alev
Halit Akçatepe - Halit
Ayşen Gruda - Feride
Tuncay Akça - Tuncay
Cengiz Nezir - Ferdi
Saim Alpago - Saim
Ahmet Arıman - Ahmet
Tayfun Akalın - Tayfun
Sıtkı Akçatepe - Avukat
Talat Dumanlı - Talat
Süreyya Dumanlı - Süreyya
Nezahat Tanyeri - Hacer
Selim Naşit - Nikâh Memuru
[Resim: bizim-aile_1_1_1584272320-400x400.jpg]
1976 yılında vizyona giren film İstanbul’da çekildi. Ana çekim mekanı olan, Yaşar Usta’nın çocukları ile birlikte taşındığı Melek Hanım’a ait olan köşk Üsküdar’ın Altunizade semtinde bulunmaktadır. Günümüzde klinik olarak kullanılan yapı birçok Yeşilçam filminin çekim mekanı olarak kullanıldı. Alev’in ve babası zengin fabrikatör Saim Bey’in ikamet ettiği yapı için ise Yeniköy’de yer alan Said Halim Paşa Yalısı seçildi.
Devamını Göster KONUYA GİT

Yazar: unbalanced  •  29.11.2020, Saat: 20:01  •   - Yorumlar (2)
[Resim: 12Fz99QUHCV88NY1fIR6xGf-_UJE6K_jjzfWjQei...tJnhyS7OPw]


Mavi Boncuk, 1 Ocak 1975 tarihinde vizyona giren, Ertem Eğilmez'in yönetmenliğini ve yapımcılığını üstlendiği ve aynı zamanda Zeki Alasya ve Sadık Şendil ile birlikte senaryosunu yazdığı, Başrollerinde Emel Sayın, Tarık Akan, Zeki Alasya, Metin Akpınar, Halit Akçatepe, Münir Özkul, Kemal Sunal, Adile Naşit ve Perran Kutman'ın gibi yıldızların oynadığı Türk Komedi filmidir.

[Resim: mavi-boncuk_16_9_1588512693.jpg?v=5790567]
6 arkadaş (Baba Yaşar, Kamil Usta, Süleyman, Necmi, Cafer ve Mıstık) Emel Sayın'ın çalıştığı bir gazinoya eğlenmeye giderler. Ceplerindeki paranın gazete ilanındaki fiks menüyü karşılayacağını düşünürler. Ancak hesap ilandaki paraya uymayınca, önce yüksek gelen hesaba itiraz ederler ve daha sonra kötü muamele görürler. Gazinonun sahibinden intikam almak için gazinonun assolisti Emel Sayın'ı kaçırmaya karar verirler.

[Resim: s-a5db8100e20215b950f351cd1c3d248ba243a4b6.jpg]
Planlarını başarıyla uygulayan arkadaşlar, Emel Sayın'ı Baba Yaşar'ın evinin çatı katında gizlerler. Zamanla Emel Sayın ve kaçıranları arasında yakınlaşma doğar. Gazino patronu istedikleri fidyeyi ödemesine rağmen Emel Sayın bir türlü bu evden ayrılmak istemez. Ekip bu defa da Emel Sayın'ı yine zorla halıya sararak geri teslim etmek zorunda kalır. Emel Sayın bu olayın kinini güderken filmin sonunda dayanamaz ve 6'lının Boğaz'a bakan bir tepede açtıkları restorana gelmesi ile film son bulur.
[Resim: s-6105f5a9c47e95bc5fec66b82f35727d86362397.jpg]
Başrollerde o dönemin ve Türk sineması'nın gelmiş geçmiş en büyük oyuncularının oynadığı nadir filmlerden bir tanesi olma özelliğini taşır. Oyuncu kadrosunda filmde de kendisini oynayan şarkıcı Emel Sayın, Dönemin en yakışıklı oyuncularından olan genelde çapkın erkek rollerinde oynayan Tarık Akan filmde "Emel Sayın"'a aşık olan erkek olarak Yakışıklı Necmi rolünde oynamıştır.
[Resim: mavi-boncuk-filmi-konusu-ne-mavi-boncuk-...030769.jpg]
Döneminde hep beraber anılan komedi ikilisi Zeki Alasya (Şeker Kamil) ve Metin Akpınar (Süleyman) ise filmde yer almışlardır. Ayrıca Zeki Alasya filmin senarisliğini de yapmıştır. Dönemin bir başka ses getiren oyuncularından Halit Akçatepe ise Mıstık rolüyle filmde yer almıştır. Genelde "Neşeli Günler" vb. filmlerde karı-koca rolünü oynayan Münir Özkul (Baba Yaşar), Adile Naşit (Adile) ile birlikte bu filmde de ev sahibi rolünde yer almışlardır. Perran Kutman (Hizmetçi) rolüyle filmde yer almışken, Kemal Sunal ise Kaymakam Cafer rolüyle saf bir insanı canlandırmıştır.
[Resim: 55ea4526f018fbb8f8751f99.jpg]
Filmin müziklerini ayrıca filmde de başrol oynayan Emel Sayın ve besteci Alekper Tagıyev ile birlikte yapmıştır. Filmin müziği "Emel Sayın"'ında en bilindik şarkılarından olan ve filmle aynı adı taşıyan "Mavi Boncuk" olmuştur.
[Resim: s-2c604cd3ef0d19cc298e8feb5eeebdcda47bcb17.jpg]
Emel Sayın - Emel Sayın (Kendisi)
Tarık Akan - "Yakışıklı" Necmi
Zeki Alasya - "Şeker" Kamil
Metin Akpınar - "Kanuni" Süleyman
Halit Akçatepe - Mıstık
Münir Özkul - "Baba" Yaşar
Kemal Sunal - "Kaymakam" Cafer
Adile Naşit - Adile
Hüseyin Kaşif - Sadaka Verip Dayak Yiyen
Perran Kutman - Hizmetçi
Feridun Çölgeçen - Gazino Sahibi
Ali Demir - Zarfı Alan Gazino Çalışanı
Giray Alpan - Şef Garson
Yusuf Çetin - Hesabı Getiren Garson
Devamını Göster KONUYA GİT